23 Ağustos 2013 Cuma

Riva'dan Şile'ye Karadeniz Havası


Önce mangal yapalım fikri ile başlayan sonra denizle geliştirilen daha sonra bir keşif faaliyetine dönüşen Riva-Şile gezimiz candostumla geçirdiğimi güzel anlardan birisi oldu. Hem Riva hem Şile'ye bir çok kere gitmemezi rağmen bu iki güzergahı birleştirme fikrini bir türlü gerçekleştirememiştik. Haritaya baktımızda komşu olmalarına rağmen aralarında büyük bir boşluk gözükmekte. İstanbul'un akciğerleri Şile-Beykoz ormanlarının oluşturduğu bu alanında çevresinde de bir çok köy bulunmakta. Bir çoğu Yıldırım Beyazıd zamanında kurulan bu köyler İstanbul hem çok yakınlar hem çok uzaklar. Bu gezimizide yakında tanıma fırsatı bulduk.
Riva - Şile Gezi Rotası
Riva - Şile Gezi Rotası

İlk durağımız Riva. Daha önce Beykoz gezisi sırasında gün batımına yetişmiştik. Mercan Burnu'nda gün saatlerini çok güzel bir ışık gösterisi kapatırken deniz için tekrar gelme planları bile yapmıştık.
Mercan Plajı direk Karandeniz'e baktığından dere ağzıdaki büyük köy plajını tercih ettik. İstanbul'da ki bir plan için güzel sayılabilecek bir plaj. Şansımıza çok güzel bir güneş altına bir kaç saatimizi denizde geçirdik. Benim aklımda hem yapacağımız mangal olduğundan bir an kalkma derdineydim.
Riva Plajı

Yola çıkmadan önce hemen plajın yanında yer alan Riva Kalesi'ni gezdik. Cenevizliler zamanında boğazdaki trafiği kontrol etmek amacı ile yapılmış küçük bir kale. Burçları ve giriş kapısı ile halen özelliğini korumakta.
Riva Kalesi

Riva'nın diğer bir ismide Çayağzı. Riva Deresinin döküldüğü yerde olduğundan bu ismi alıyor. Riva Deresi İstanbul için çok önemli bir dere. Gebze'den doğan dere üzerinde İstanbul'un %50 su ihtiyacını karşılayan Ömerli Barajı bulunmakta.
Riva Deresi

Alışverişimizi yaparak orman yollarında yer aramaya başladık. Niyetimiz hem Şile'ye doğru gitmek hemde deniz kenarında müsait bir mangal yeri bulmak. Umduğumuzdan çok daha güzel bir yolla karşılaştık. Hem asfaltı düzgün hemde yeşillikler arasında çok keyifli bir yol.

Bir kaç köyü geçtikten sonra Beykoz'a bağlı Öğümce Köyü'nün tarihi evlerini görünce fotoğraf için mola verdik. Ancak köyde pek hoş karşılanmadık. Oldukça güzel bir ahşap evi çekerken pencere çıkan yaşlı bir teyze bastı bize fırsayı. Yok siz evlerimizi dergilere kapak yapıyorsunuz sona ceremesini biz çekiyoruz demeye başladı. Sanki fotoğrafları çekilince hırsızlar evine basmış gibi. Muhtemelen evlerinin tarihi değeri belgelendiği için istedikleri gibi yıkıp yeniden yapamadıklarından olsa gerek. Anadolun dört bir köşesini dolaştığımızdan insanımızı çok iyi tanıyoruz. Çok şükür bunun gibi teyzelerin sayısı çok çok az. Bizi nerde görseler selam veren, çay ikram eden hatta evlerine davet eden misafir perver insanlarımız var.  Bu yüzden Öğümce Köyü'ne yolunuz düşerse fotoğraf çekmek için dikkatli olun.
Beykoz Öğümce Köyü 

Yolun güzelliğinden zaman geçmesine rağmen karnımızın açlığını unutmuştuk. Kurna Köyüne geldiğimizde piknik alanı tabelasını gördük. Yoldan sapıp ormanda bir müddat yol aldıktan sonra piknik alanına geldik. Kimsecikler olmamasına rağmen istenen ücretten memnun kalmayıp çıktık. Sola doğru devam eden yolu merak edip döndüğümüzde günün en güzel anlarını geçireceğimiz mekanımızı keşfettik. Küçük bir deniz feneri ve onun bekçi klübeleri vardı. Kapıda giriş ücreti yazdığından piknik alanı olarakta kullanıldığı anlaşılıyordu. Küçük bir ücret verip mangal yapma izni aldık.
( Not : Şile Karaburun'daki görevli mekanının kamp alanı olarak düzenleneceğini söylemişti. Yaklaşık bir yıl sonra Kara Para Aşk dizisinin bazı sahneleri burada çekildi. Gezilerimiz sırasında gördüğümüz mekanları TV'de gördüğümüzde küçük bir heyacan yaşıyoruz. Bu güzel yerde onlardan birisi oldu.)

Şile Kurna Köyü Karaburun Deniz Feneri ( Kara Para Aşk dizisinin çekim mekanı)

Fenerden sonra devam eden kayalığın ve dalgaların enkileyici bir görüntüsü vardı. Şileye devam eden kıyı şeridi de izlenmeye değerdi. Esen rüzgarda ateşimi yakmakta zorlanmakdık bile. Kömürler kendiğinden yandı. Tavuklarımızı kızartıp afiyetle yedik. Sonra fotoğraf çekimi için kayalağa indik. Öyle ilginç bir yapısı vardı ki sanki eski bir mezarlığa benziyordu. Neredeyse denizin ortasında sadece dalgaların ve martıların sesi vardı. Huzur dolu bu ortamdan çıkmak zor gelsede yolumuza devam ettik.

Sahil köylerini takip ederek Şile'ye kadar vardık. Tadı damağımızda kalan bir gezi oldu. Eğer güzel bir hafta sonu geçirmek istiyorsanız tavsiye edebileceğimiz bir gezi güzergahı oldu. Arazi araçları ile denize paralel devam eden orman yollarını takip ederekte katedilecebilecek bir rota.


Kara Para Aşk dizisinin çekim mekanı










Kara Para Aşk dizisinin çekim mekanı









2 yorum:

Adsız dedi ki...

merhabalar eminim cok eylenceli olmustur. bizde arkadaslarla niyetlenioduk ama nasip olmadi . merak ettimiz konular vardi baya zamandir arastiriyoduk kimse bole bi gezi yapmamisti. elinize saglik ya acaba rivadan sonra kurna koye kadar olan yolu neden sahilden gitmedinz orasi tamamn bos ne giden var ne bisi sizin bilginiz varmi oralarla ilgili .

Fatih YILDIZ dedi ki...

çok teşekkürler. o bölgenin tamamı orman. sahile paralel giden bazı yollar olsada orman yolu olduğundan cesaret edemedik. arazi aracı ile keşif amaçlı gidilebilir. güzeş bir macera olur.

Yorum Gönder

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys