13 Mart 2014 Perşembe

Gelibolu Suvla Koyu : Kayalıklarda Gizlenen Perilerin Yurdu

Suvla Koyu'nda Bir Hayalet

Gelibolu yarımadasına ayakbasan ilk Anzaklar karşılaştıkları doğal güzelliğe hayran kalırlar. Günlüklerinde cennet gibi bir yerde savaşacak olmalarından dolayı üzüntü duyduklarını belirtirler. Öyle ki eğer Çanakkale Savaşı olmasaydı günümüzde Gelibolu Yarımadası çok ünlü bir tatil beldesi olabilirdi. Gelibolu denildiğinde aklımıza vatanı kurtarmak için canını kanını feda eden yüzbinlerce şehit gelir ve gelmelidir de. Ancak gizli kalan bu güzelliğinde farkında olmak gerekiyor.

Bu yazı tüm Gelibolu'dan bahsetmeyeceğim. Sizi çok gizli bir köşesine götürceğim sizi. Perilerin yurdu Suvla Koyuna
Gelibolu Yarımadası

Şehitliklikleri gezenler bilir. Savaşın kilit noktalarından bir tanesi olan Conbayırı Tepesi'nin çok güzel bir manzarası vardır. Seyir terasından baktığınızda Saros Körfezine doğru küçük bir hilal şeklinde bir koy görürsünüz. Hemen yanından Tuz Gölü vardır. Çanakkale savaşlarında da önemli bir yere sahip olan Suvla Koyu'dur burası. Uzaktan da çok güzel gözükse de asıl içine girdiğinizde hayretler içersinde bırakacak bir güzelliği sahiptir burası.
Conkbayırı'ndan Suvla Koyu
Önce savaştaki öneminde bahsedelim. Anzakların çıkarma yapmak istedikleri asıl bölge burası. Çünkü yarımadadaki en müsait alan burası. Bu noktadan itibaren geniş düzlükler başlıyor. Ancak çıkarma yaptıkları gece büyük bir fırtına buraya çıkarma yapmalarına izin vermiyor. Mecburen daha güneydeki sonradan Anzak Koyu olarak adlarılan bölgeye çıkarma yapılıyor. Burada ise çok dar bir sahil şeridi var. Bu sayede tepelere yerleşen çok az sayıda ki Türk askeri aylarca Anzaklarla savaşabiliyor. Sonradan Suvla Koyuna da çıkarma yapılıyor elbette ama savaş gücünün büyük kısmı erimiş oluyor. Suvla Koyu gezimiz sırasında deniz tabanında bir çıkarma gemisi kapağı olduğunu  gördük. Ayrıca bölgede kamp yapanlar akşam yağan yağmurdan sonra topraktan, savaştan kalma düğme gibi parçalar çıktığını bile söylediler. 100 yüzyıla yakın  bir zaman geçmesine rağmen halen savaşın izleri bulunmaya devam ediyor.

Çanakkale Savaşı'ndan kalma çıkarma gemisi kapağı 

Gelelim asıl anlatmak istediğim konuya. Suvlanın perilerine. Rivayete göre koydaki kayalıklarda yaşayan periler geceleri dışarı çıkarlar ve mavi elbiseleri ile deniz üzerinde dans ederlermiş. Anlatılan hikaye bu. Gerçeği ise denize üzerinde dans edenler peri değil  dolunayda tuz gölünden yansıyan ay ışığının denizde oluşturduğu mavi yakomazlar.

Suvla Koyu profesyonel model çekimler için bulunmaz bir yer
Perileri görme fırsatım olmadı ama yaşadıkları kayalıkları gördüm. Az daha buralarada peri olabileceğine inanacaktım. Deniz, rüzgar ve bakterilerin etkisi ile süreki değişim içersindeki kumtaşından oluşan kayalıklar. Öyleki her kayalık bir birinde farklı bir şekle girmiş. Hayal gücünüz biraz genişse türlü türlü hayvan figürleri görebilirsiniz. Ben bir inek başı, bir dinazor, bir midye, bir timsah gördüm. Hatt bir peri gördüğümü bile iddaa edebilirim. Elbette bu sadece bir anllık gölge oyunuydu. Hayalet Casper gibi bir şeydi.

783.562 km² lik ülkemizin  334 km² 'sini kaplayan Gelibolu yarımadasın belkide 1 km² si bile olmayan  bir köşesi burası. Gizli hazinelerinde birisi. Kimbilir belki de periler koruyordur bu güzelliği. Güzel yurdumuz her bir köşesi güzeliklerle dolu. Hikayeler, efsanelerle dolu. Gidip görmek hissetmek gerekiyor sadece.

Not: Bu güzel yeri keşfetmeme imkan tanıdığı için Doğa ve Macera Derneği rehberlerinde Murat Ceylan arkaşıma teşekkürlerimi borç bilirim.













4 yorum:

Devirdaim dedi ki...

peri dediğin 3 harfli de değil ama :)

Fatih YILDIZ dedi ki...

Kzikos'un 40ları diyorum başka bir şey demiyorum :))

Doğa ve Macera Doğa ve Macera dedi ki...

Bu keyifli anlatımın için teşekkürler fatih, dün yine suvladaydık, çekimler ve doğa inanılmaz güzeldi.

Fatih YILDIZ dedi ki...

Ben Tşk ederim Murat. Benim için ufuk açıcı bir gezi olmuştu. Yıllarsa sonra bile hatıralarımda yeri var.

Yorum Gönder

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys