13 Temmuz 2014 Pazar

Fotoğraf Çekmeseydim Yazamazdım


Hemen peşin peşin söyleyim. Başlık Japon yazar Haruki Murakami’nin “Koşmasaydım Yazamazdım” kitabını ilk gördüğümde bende çağrıştırdığı cümledir. Aslında tam olarak "Fotoğraf Çekmeseydim Gezemezdim, Gezmesem Yazamazdım" olacak. O zamanlar henüz koşmaya da başlamamıştım. Hatta bu kitabı ilk sefer alıp okumadım da. Koşmaya başladıktan 5 ay sonra aklıma gelip okudum. Koşmak dediysem öyle uzun mesafe koştuğumu sanmayın. Sınırlarımı bilecek kadar hayat tecrübem var artık. Murakami’nin kitapta da bahsettiği Ernest Hemingway'in  "Sürdürebilmek, ritmi kesmemektir." sözüne uygun hareket ediyorum artık.  Koşmak hayatımın bir yerinde olacak artık. Fotoğraf çekmek gibi, gezmek gibi, yazmak gibi. 

Daha önceleri bir çok kere yazma teşebbüsünde bulunmuştum. Hatta blog açıp bir kaç ay denemiştim bile. Ancak muvaffak olamamıştım. Bir şeyler eksikti hayatımda. Tarihi köprülerdeki kilit taşının görevi gibi yapıyı tamamlayacak bir şeye ihtiyacım vardı. Yıllar sonra Amerika'dan gelen bir arkadaşım hem kilit taşımı getirdi hem de can dostumu. Fotoğraf makinesinin hayatıma girmesi ile yıllarca beynimin içinde dönüp duran düşünceler vücut bulmaya başladı. Onları önce fotoğrafa aktarmaya çalıştım. Güzel tepkiler de alınca doğru yolda olduğuma kanaat getirdim. Daha fazla fotoğraf çekmek için yollara düştüm bu sefer. Can dostumla beraber uzun seyahatler yapmaya başladık. Yolu yolda olmayı sevdim bu gezilerde. Gezmek seyahat etmek hayatımın bir parçası oldu.  Fotoğraflarla anlatmaya çalıştıklarımın artık kelimelere ihtiyacı vardı. Bir kaç satırlık yazılar yazmaya başladım fotoğraf altı yorumlarda. Cümleler kafi gelmedi zaman sonra. Yol hikâyelerinin anlatılması gerekiyordu artık.  Böylede "Yoldaki İzler" dünyaya geldi. 

Bir çocuğun doğumu gibi yavaş yavaş safha safha oldu her şey. Yazmam için yollarda olmaya, yolda olmak için fotoğraf çekmeye ihtiyacım var halen. Peki süreç tamamlandı mı? Elbette hayır. Yazmakla bitmeyecek. Kendini geliştirip devam edecek yoluna.  Ne mi olacak? Allah'ın yolumuza koyduklarından nasibimizde ne varsa onlar olacak. Fazlası değil. Eskilerin kitapların başında yazdığı güzel bir sözü biz yazının sonunda dua niyetine yazalım. 
- Gayret bizden tevfik Allah'tan.

Not :
Haruki Murakami : Japonya'nın 21.yy'daki en büyük yazarlarından kabul edilir. Türkçe dahil olmak üzere kitapları 40'In üzerinde dile çevrilerek yayınlamış. Murakami  yazar olmanın yanında çok iyi bir maraton koşucusudur. Kendi ifadesi ile sadece koşmak için koşmaktadır.



5 yorum:

Devirdaim dedi ki...

nice gezilere, nice koşulara, nice fotoğraflara, nice yollara, nice muhabbetlere ve hatıralara diyorum...

setenay süzer dedi ki...

Yoldaki İzler'e,13-Ağustos'ta ziyaret ettiğim Şehzade Mehmet türbesinde çektiğim fotoğrafların alt yazısı için bilgi ararken rastladım.Bu güzel yazınız,gezmeyi ve fotoğrafı seven, yaşamlarının önceliği sayan herkes için harika bir tanımlama olmuş.Vakit buldukça diğer yazılarınızı okuyacağım.Türbe için verdiğiniz bilgilerden de çok yararlandım teşekkürler ederim.Sağlıkla,nice geziler,fotoğraf ve yazı paylaşımları dilerim.
Dr.Setenay Süzer
Gebze

Fatih YILDIZ dedi ki...

Setenay Hanım çok naziksiniz. Yaptığınız gezilerden ve ilgili yazılarınızdan sizi üstad kabul etmek gerekiyor. Bu açıdan beğeniniz daha da gururlandırdı beni. Güzel dilekleriniz içinde ayrıca çok teşekkür ederim. Saygılarımla.

Hatice YALTIR dedi ki...

Yoldaki izlerin bir çokların hayatlarında da izler bıraktığını zaman içinde görecek, duyacak ve bizzat yaşayacaksınız.Tıpkı bir öğretmen gibi. Her zaman kullandığım bir cümle vardır; yolunuz açık olsun Tanrım sizi korusun.

Yoldaki İzler dedi ki...

Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Mutlu ettiniz beni. Destekleriniz çok büyük büyük etkisi var. İyi ki varsınız :)

Yorum Gönder

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys