11 Eylül 2014 Perşembe

Elbeyli Kartalca Köyü : Atalarımın İzinde

Elbeyli Kartalca Köyü
Hayatımda köy ve memleket kavramı olmadan büyüdüm ben. Sultanbeyli'ye köy iken yerleşmiş olsak bile bir kaç sene geçmeden şehirleşti bir anda.  Yıllar yılı Kadıköy'den başka bir köy tanımadım . Ömerli en yakın köy iken bile görmüş değilim.

Kendimi Sivas'lı bilsem bile köyümü hayal meyal hatırladım yıllarca. Annem babam 1990'da hacca giderken helallik istemek için gitmiştik. Yazların köyde geçirmeyi arkadaşlarımdan duyardım sadece. Köye gitmek gibi bir adetimiz yoktu. Kimsemiz de yoktu açıkçası. Yıllar önce ailemiz İstanbul'a göç etmiş. Sebebini yıllar sonra öğrenecektim. Köye özlem duymayı ancak gezilere çıktığım zaman hissettim. Köysüzdüm ben köyüm varken bile.

Babam Sivas'tan Merkez ev olması ile yazları gider oldu. Yine de bende Sivas'a karşı bir his uyanmadı. Ta ki Annem bu yıl Sivas'a gelmem için ısrar edene kadar. Vardır bir hayır deyip Sivas'a baba ocağına geldim. 30 küsur yıl sonra ilk defa memlekete gitmenin ne demek olduğunu öğrendim. Sivas'a gelir gelmez ilk işim atalarımın köyünü ziyaret etmek oldu.


Köyümüz kayalık bir tepeliği sırtını dayamış. Bu kayalık kartalların yaşamasına müsait olduğun Kartalca ismini almış. Bir rivayet göre ise Kayabaşı adı verilen bu tepede Kartal Baba isimli bir evliyanın mezarı bulunmaktaymış. Köyümüzün içinden zamanında büyük bir dere geçsene uzak bir köyde yapılan bir barajdan dolayı kurumuş. Şimdi cılız bir su haricinde dere yok. Eski dere yatapının etrafı kavaklar ve bahçelerle dolu. Onun haricinde haricinde bir yeşillik göremezsiniz. Gözünüzün alabildiğine sarı tonlar hakim.
Köyün yazılı kayası :)

Babaannemin 60 yıl önce meyve ağaçları  diktiği bahçede ailecek bir piknik yaptık. Ninemin armutlarında yedim. Ağaçlara gölgesinde köy rüzgarının esintisinde babamın köy hatıralarını dinlemek dünyalara bedeldi. Köy sokakların yürümek hüzünlendirdi beni. Dedemin evi yıkılmış Roma Harabelerine dönmüştü sanki. Eşimin dedesinin evi ise damı çökse bile ayaktaydı.

İki katlı tek odalı avlulu yazlaklı bir köy evi. Eşimin dedesinin evi. 

Köyün en yüksek noktası  olan Ziraat Tepesi'nde ki manzara ise daha bir şaşırttı beni. Köye hakim bir noktada tüm rüzgarla açık bir tepede tek başına bir mezar vardı. 50'li yıllarda Dikkulak lakaplı bir köylümüze ait bir mezarmış. Bu tepeye  gömülmeyi vasiyet etmiş.


Köyümde en çok dikkatimi çeken ise dedemin dedelerinin de olduğu mezarlık oldu. Mezartaşları tek parça yontma kayadan oluşmaktaydı. Üzerinde de hiç bir yazı yok. Başka hiç bir yerde bu tarz bir mezarlık  görmemiştim.

Köy Mezarlığğı

Kayseri'ye giden demiryolu köyümüzün içinden geçtiğinde bir tünel bir de demiryolu köprüsü var. Kısa bir tünel olduğunda içinde geçme cesareti gösterebildim.  Raylar üzerinde yürürken yıllar öncesinde bir gece vakti Sivas'a trenle gittiğimi hatırladım. Köy için büyük bir nimetmiş zamanında. Şimdi otoban olduğundan pek bir ehemmiyeti yok. Ama yine de köyde ki bir çok ailenin ferdi demiryollarında çalışıyor.

Tünel

Kartalca Köyü Tarihi :

Atalarımız Oğuzların, Bozok kolunun, Alkırevli boyunun, Elbeyli Türkmen Aşiretine mensuplarmış. 12.yy'da önce Halep'e yerleşip daha sonra Sivas'a göç etmişler. Halen Halep ve Antep bölgesinde Elbeyli Aşiretine mensup akrabalarımız mevcut. Sivas'ta Elbeyli Köyleri olarak adlandırılan 42 köy var.  Cumhuriyet'e kadar ayrı bir kaza iken Sivas Merkez'e bağlanmış.

---

Facebook Fotoğraf Klasörü



Köy Girişi
Harman yeri
Kayabaşı'ndan yol manrası
Tren Köprüsü. bir gözden yol geçerken bir gözden dere akıyor(muş). 

Köy Manzarası

Mezar Yolu


Top Sahası

Köy treni
Tünel girişi

Sivas-Kayseri Yolu

Komşu köy Hanlı Köyü




3 yorum:

Adsız dedi ki...

İznik' te de Elbeyli köyü var.
bilginize.

Unknown dedi ki...

Selam Bende kartalca köyündenim.

Unknown dedi ki...

Selam Bende kartalca köyündenim.

Yorum Gönder

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys