22 Ocak 2015 Perşembe

Yoldaki İzler Sosyal Medya Sayfaları


Mail

Her türlü konuda iletişime geçebileceğiniz mail adresimiz.

fyildiz@gmail.com

Blogger-Web  : 

Yoldaki İzler'in amiral gemisi. Diğer tüm sosyal medya hesaplarının başlangıç noktası.
http://www.yoldakiizler.com

Facebook  : 

Yazı ve fotoğraflarımın paylaşım platformu yoldakiizler.com'dan çok daha fazlası facebook hesabımızda. Ayrıca yorum ve anlık mesajlar ile kolay ulaşım imkanı sağlamakta.

https://www.facebook.com/yoldakiizlercom

Instagram : 

Yeni yeni kullanmaya başlasak ta  Instagram'ı sevmeye başladık. Hashtagler ile daha fazla insan ulaşma imkanı sağlıyor.

http://instagram.com/yoldakiizler

Twitter   : 

Zaman zaman fotoğraf daha çok yol sözlerinini paylaştığımız platform. 

https://twitter.com/yoldakiizler

Youtube   : 

Gezilerimizde çok fazla video çekmesekte bazen güzel anları yakalıyoruz. Bazende fotoğraflardan hazırladığım klipleri yayınlıyoruz.

http://www.youtube.com/user/yoldakiizler

Flickr  : 

Bir zamanların meşhur fotoğraf paykaşım mekanı. Şu sıralar popülerliğini yitirse de paylaşımlarımıza devam ediyoruz.

https://www.flickr.com/photos/yoldakiizler/

Tumblr  : 

Sevenler için burada da varız. Instagram'da başlantısı sayesinde Tumblr'da aktif kullanılmakta.

http://yoldakiizler.tumblr.com/

Pinterest : 

Olmasa da olan bir adres. Yine de varız.

http://www.pinterest.com/yoldakiizler/

Wordpress : 

Yedek bloglardan bir tanesi. Blogger'ı desteklemek amacı ile açıldı. 

http://yoldakiizler.wordpress.com

17 Ocak 2015 Cumartesi

Terzi : Bizi giydirenler mi yoksa yönetenler mi ?

 

2015'te her ay bir oyun hedefi ile Ocak ayı için seçtiğim oyun ise Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen Terzi . Bu oyunu seçerken beni etkileyen tanıtım yazısında vurgulanan absürt tiyatro (saçma tiyatrosu) biçeminin dünyadaki en önemli örneklerinden biri kabul edilmesi oldu. Oyunun yazarı Polonya'lı Slavomir Mrozek. Hayatının büyük bir kısmını sürgünde geçiren yazar bir çok ülkede yaşamak zorunda kalır. İtalya, Fransa, ABD hatta Meksika.

Politik ve sosyal eleştirisi olan bir oyun. Oyunun konusu ülkesiz bir yazara uygun olarak belirsiz bir zamanda ve coğrafyada geçmekte. Yani her ülkede ve dönemde yaşanan bir durum olarak düşünmek gerek. Ülkeleri yöneten idareciler olsa bile onlara yön veren hatta kurgulayan bir gücün var olduğu oyunda anlatılmak istenmekte. Diktiği elbiselerle insana şekil veren Terzi rolü ile bu güç oyunda yansıtılıyor. Yönetmen Ragıp Yavuz, oyunda sembolize edilen Terzi rolünün günümüz coğrafyasında ki etkilerini sorgularken şu soruyo soruyor. "Latin Amerika halklarının bir dili yok muydu ki bugün İspanyolca yada Portekizce konuşuyorlar ? Kuzey Afrika halkları niçin çok iyi Fransızca bilir ?" Kabul etmeliyiz ki yaşamımızda her zaman terziler olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bu eleştiriyi sadece yönetimsel olarak değil toplumsal olarak anlamak gerek. Oyunun bir yerinde Terzinin söylediği " Evet, moda bizi yönetiyor. Ama moda nedir ? Herkes, hem herkesin giydiğini, hem de kimsede olmayanı giymek istiyor." repliği ile bunu çok güzel ifade ediyor. İş yerlerinde de aynı duyguları yaşamıyor muyuz ? Bizi giydirilen bir rolü oynuyoruz sadece.





***
Yazan : SLAWOMİR MROZEK
Çeviren : NEŞE TALUY YÜCE
Yöneten : RAGIP YAVUZ
Sahne Tasarımı : BARIŞ DİNÇEL
Kostüm Tasarımı : AYŞEN AKTENGİZ
Işık Tasarımı : MUSTAFA TÜRKOĞLU
Koreografi : YASEMİN GEZGİN
Efekt : ERSİN AŞAR
Süre : 1 SAAT 40 DAKIKA

OYUNCULAR
AHMET SARAÇOĞLU,
CAN BAŞAK,
CAN TARAKÇI,
ÇİMEN TURUNÇ BATURALP,
EMRAH DERVİŞ SOYLU,
EMRE KARAOĞLU,
ERGÜN ÜĞLÜ,
GÜLCE ÇAKIR


***




11 Ocak 2015 Pazar

Yoldaki Vosvos Boğaz'da Vapur Sefasında


Yedigöllerden sonra gezilere çıkamayan Yoldaki Vosvos, bir haftadan beri de kar kış dışarı adım atamamıştı. Güneşli havayı görür görmez kendini yollara attı. Öyle uzağa değil en çok sevdiği şehrin, İstanbul'un sokaklarında dolaştı. Elbette vapursuz bir İstanbul günü düşünülemezdi. Bol bol fotoğraf çektirdi Boğaz'a karşı.

1- Galata sokaklarında dolaşırken graffitilerin zorlu yollarında buldu kendini. Kafası karışmadan bir an önce uzaklaması gerekti. 


2- Hemen Haliç Metro Köprüsü'ne indi tarihi ara sokaklardan. İstanbul'un doyumsuz manzarasını seyretti. 





3- Vapur iskeleye yanaşırken yurdum insanının arasına karıştı. Eminönü sahilden Galata Kulesi ve Boğaz Köprüsüne karşı uzun uzun boğaz havasını teneffüs etti. 



4- Vapurda biner binmez açık alanda bir yer kaptı Boğaz Köprüsüne karşı


5- Vapura hücum eden martıları sürüleri kısmetlerine düşen simitleri kapmak için birbirleri ile yarışıyordu. Yoldaki Vosvos için bunu izlemek büyük bir keyifti.  

6- Vapurda bir de arkadaş yaptı bizim Yoldaki Vosvos. 



7- Yeni Cami akşama hazırlanıyor. 


8- Ve bir gün daha biter yollarda. 





6 Ocak 2015 Salı

Kemerburgaz Turşucusu Lezzet Turu

Kemerburgaz Turşucusu
Bir gittiğimiz yere yıllar sonra gidebiliyoruz ancak. 4 yıl önce gittiğimiz Kemerburgaz gibi. Dillere destan kemerlerini ve tadı damağımızda kalan turşusunu özlememize rağmen bir türlü yolumuz düşmemişti. Bu hafta birazda kapalı havadan sebep Candostum Yavuz'la beraber ikinci Kemerburgaz gezimizi gerçekleştirdik. Asıl amacımız elbette turşu suyundan kana kana içmekti.

Kemerburgaz'a Eyüp Alibeyköy yolundan gitmeyi tercih ediyoruz. Dönüşte iste Belgrad Ormanı'nın içinden geçip Sarıyer Bahçeköy'den sahil yolunu takip ederek boğaz havası alıyoruz. Böylece hem orman hem deniz havası ile doluyor ciğerlerimiz.

Kemerburgaz gezi rotası
Kemerburgaz'dan önce Alibeyköy'de Türkiye'nin en büyük bahçe ürünleri marketi gezdik. Kaktüs ve sukkulent koleksiyonumuz için yeni çiçekler aldık. Güne rengarenk bir başlangıç oldu.

Bahçe Market Alibeyköy - Ağaç A.Ş.
Kemerburgaz'a girişte bizi her zamanki gibi tüm zerafeti ile Eğri Kemer karşıladı. Daha önce karış karış altlı üstlü gezmemize rağmen hatıra fotoğrafı çekmek için tekrar çıktık. Biliyoruz ki mekan aynı olsan bile her fotoğraf farklı  olacaktır. Kemerin içinde yürürken aralarda biriken sudaki yansımalar bugün özel kareleri oldu. Bir de farklı bir kadraj alabilmek için kemerin duvarlarında yaptığım küçük tırmanış keyifli anlar yaşamamıza neden oldu.
(Daha önce yazdığımız Eğri Kemer yazısı  okumak için tıklayınız.)

Eğri Kemer'de Farklı Kadraj için ararken yakalandığımız an :))
Eğri Kemer'den sonra doğruca turşucumuz yolunu tuttuk. Kemerburgaz son yıllardan adını turşuları ile duyurmaya başlamış. 60 sene önce açılan turşu dükkanı bugün bir sektör olmuş burada. Bizim uzaklardan sırf turşu almaya geliyorlar. Annemin yaptığı turşulardan bilirim. Kullanılan sebzeden tutundan bölgenin suyuna havasına kadar bir çok etken vardır. Sivas'ta vurulan turşularla İstanbul'da yapılan bir olmuyor. Kemerburgaz'daki turşularda Bursa'dan geldiğinden Uludağ'ın soğuk sularından almakta lezzetini.

Bizim tercihimiz ilk açılan dükkanlardan Hacı Salih Demir Turşucusu. Bu dükkanlar Münir Özkul ve Adile Naşit'in Neşeli Günler filmini hatırlatıyor bana. Orda da müşterine turşu suyu ikram ederlerdi. Ne güzel filmdi. Bu yüzden dükkana girer girmez turşu suyu sebiline gidiyorsunuz. Acılısından bir bardak içip kendinize geliyorsunuz önce. Daha sonra çeşit çeşit turşuların tadına bakıyorsunuz. Hepsi birbirinde güzel taptaze kıtır kıtır. Acurundan, kırmızı tombul biberine, keleğinden eriğine, olmazsa olmaz lahana ve salatalık turşuna, illaki karnabaharına her sebzeden var neredeyse. Ancak tezgahta bamya göremezsiniz. Özel olarak istemelisiniz ustasından. Arka odadan tane ile getireceklerdir size tadımlık. Çiğ sarımsak yemeyi sevmiyorsanız şifa niyetine turşusunu alın mutlaka. Çerez gibi kıtır kıtır yiyeceksiniz. Artık hangi turşuyu satın alacağınız size kalmış. Ben her çeşidinden karışık 10 kg aldım.

Hacı Salih Demir Turşucusu
Lahana Sarma turşusu bıçakla kesilerek çok güzel yeniliyor 

Kemerburgaz köy meydanında çay içmek için kahvehanelerden birisine girdiğimizde bizi hoş bir mekanın karşılayacağından habersizdik. Tarihi tren yolununda olduğu eski Kemerburgaz fotoğrafları ile süslenmiş duvarları, antika eşyaları, Atatürk portreleri sıradışı bir kahvehaneydi. Çayının yanında güzel sahlebinden de tattık.
Kemerburgaz Kahvehanesi
Sahil yolundan dönerken Tarabya civarında güzel bir hava ile karşılaştık. Tüm gün kapalı olmasına rağmen günbatımında bir anlık kendini gösteren güneş sayesinde rengarenk bir hal almıştı hava. Tam bu sırada doğmaya başlayan dolunayla birlikte daha da güzelleşen Boğaz'da biz de bir nefes almış olduk.


****
Çeşit Çeşit Turşular. Sarımsak turşunu mutlaka alını şifa niyetine

Turşu Suyu Sebil
Karnabahar Turşusu

Çubuk Salata Turşusu

Kemerburgaz Meydan

3 Ocak 2015 Cumartesi

Bahçe Market'te Renkli Bir Gün



Bugün yolumuz çiçeklerin içinden geçti. Ama öyle dağ tepe değil bildiğiniz ev ve bahçe çiçekleri. Eyüp Alibeyköy'deki Türkiye'nin en büyük sera ve fidanlıklarından olan Alibeyköy Bahçe Market'i ziyaret ettik. Candostum Yavuz'la beraber ortak ilgi alanlarımızdan kaktüs başta olmak üzere diğer çiçeklerin arasında büyük keyifle dolaştık. Ayrıca gezintimiz boyunca çiçek koleksiyonumuz için de ilaveler yaptık.

Bahçe Market'in Atölye Bölümü. Kaktüs ve sukkulent aranjmanları hazırlanmakta

Açık ve kapalı  olarak çok geniş bir  alana yayılan Bahçe Market, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi şirketlerinden İstanbul Ağaç A.Ş tarafında 2011 yılında açılmış. Özellikle kaktüs ve sukkulent çeşitliliği ile ön plana çıkıyor. Bu özelliği ile meraklılarının uğrak yerlerinden bir tanesi. Ev ve ofislerin güzelleştirilmesi için çeşitli aranjmanların yapıldığı atölyesi bulunmakta. Hazır aranjmanların yanında görevli personel tarafından, kendi seçtiğiniz kaktüs ve sukkulentler saksılara dikilerek kendi aranjmanınızı da yaptırabiliyorsunuz. .

Bahçe Market'tte sanal tur yapmak için  :
http://sanaltur.istanbulagac.com.tr/


En keyifli marker alışverişi



Bahçe Aksesuarları


Kaktüs ve Sukkulent aranjmanları çok hoşunuza gidecek






Armut şeklinde cam saksıda sukkulent aranjman

Sinek kapan çiçeği


 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys