11 Mayıs 2016 Çarşamba

Yol Sözlüğü : Yola Düşen Kelimeler


Bu yola düştüğümüzden beridir yol yolu çekti. Bazen az gittik bazen uz gittik. Düzde de gittik dağları da aştık. Bize her yol mübah dedik. Yola dair ne varsa kabulümüzdür dedik hatta. Düşünür olduk bize yolu hatırlatanları. Şiirlerde sözlerde onu aradık. Yol sözleri toplar olduk bu sevda uğruna. Duyduğumuzda gönül telimize dokunan kelimeler geldi aklımıza. Neler bunlar diye bakalım dedik sözlüğe. Yola düşen kelimeler çıktı ortaya. Varsa unuttuğumuz bize küsmesin. Daha yolumuz düşmemiştir o yöne. Daha nice gidecek yolumuz var daha.  Onu da ekleriz bir gün.

Yol : 
- Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
- Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
- Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
- İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer

Yolcu :
- Yolculuğa çıkmış kimse

Yolculuk : 
- Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer
- Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme

Yürümek : 
- Adım atarak ilerlemek, gitmek
- Yayan gezmek, yayan gitmek
- Yol almak
- Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak
- Geçmek, ilerlemek, değişmek

Seyahat : 
- Yolculuk, gezi

Siyahat : 
(Seyyehân - Siyâh - Süyuh) İbret, terehhüb ve ibadet için yer yüzünde gezip yürümek. (Dervişlerin seyahatı bundandır.)

Seyahatname : 
- Bir yazarın gezip gördüğü yerlerden edindiği bilgi ve izlenimlerini anlattığı eser

Seyyah : 
- Gezgin, turist

Seyir : 
- Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş
- Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi
- Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi
- Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma

Sefer : 
- Yolculuk

Gezi : 
- Ülkeler veya şehirler arasında yapılan uzun yolculuk, seyahat
- Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılan yolculuk

Gezgin : 
- Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan (kimse), gezici, gezmen, seyyah

Gezenti :
- Vaktini gezmekle geçiren, gezmeyi çok seven,

Han : 
- Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı

Hancı :
- Han işleten kimse

Kervan : 
- Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı

Kervansaray : 
- Ana yollarda kervanların konaklaması için yapılan büyük han

Harita : 
- Coğrafya, tarih, dil, nüfus vb. konularla ilgili yeryüzünün veya bir parçasının, belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen taslağı

Pusula :
Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç, yön belirteci

Rota :
- Bir gemi veya uçağın gidiş yönü, izleyeceği yol

Keşif :
- Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması

Kaşif :
- Kâşif, var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran, keşfeden kimsedir.

Rehber :
- Yol gösteren kimse veya şey,

Binek :
- Binmeye yarayan otomobil, at vb

Heybe :
- At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba

Nevrah :
- İlk olarak seyahata çıkan. Yeni yolcu. Yeni yol.

Rehrev :
- Yolcu

Saih : 
Seyahat eden

İbhar :
- Deniz yolculuğu.

Göç :
-  Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret

Göçmen :
- Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden

Hicret :
- İslam takviminde tarih başı sayılan Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göç etmesi

Muhacir : 
- Göçmen

Hac:
- İslam'ın beş şartından biri olan, Müslümanlarca zilhicce ayında Mekke'de yapılan Kâbe'yi ziyaret ve tavaf ibadeti.
- Genellikle tek tanrılı dinlerde kutsal olarak tanınan yerlerin, o dinden olanlarca yılın belli aylarında ziyaret edilmesi.

Yoldaş : 
- Muhacir


Kaynak : http://www.tdk.gov.tr/





0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys