14 Haziran 2016 Salı

Yol Sözleri 5


"...bir yol tuttu" (Kehf-85)

201-
Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu ise, o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum.
(Sait Faik Abasıyanık)
*
202-
İşte bir kubbe ki söyler saati.
Yolcu ilk, dalgalar son cemaati,
(Arif Nihat Asya)
*
203-
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim"
öbür yanımız "otur" diyor.
(Can Yücel)
*
204-
Yol yolcunun bahanesi. Yolcu yola nispetle kalbine ağır.
(Güven Adıgüzel)
*
205-
İnsan öyle bir yere gelir ki orada sadece yol ile yoldaş arasında değil yol ile yolcu arasında bile bir fark kalmaz. Yolcu da, yoldaş da, yol da hep bir manada toplanıverir. İnsan kendinde, kendine doğru, kendince yürüdüğünü fark eder.
(Dücane Cündioğlu)
*
206-
Gitmek kaderi değiştirmektir.
(Cemil Meriç)
*
207-
Yol uzun, ömür kısa yahu. dünya ile zıtlaşmayı bırakın.
(Cabülka- Yaşar Bedri)
*
208-
Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur.
(Muhammed Ali)
*
209-
Seni tüketen, önünde tırmanılacak dağlar değil, ayakkabında ki çakıl taşlarıdır.
(Muhammed Ali)
*
210-
Kendi yolunu bulamayan, bütün yolları boşuna yürür.
(Oruç Aruoba)
*
211-
Bu yollarda izimiz
Bu göklerde gizlimiz
Yollar, beni vardırın
Gökler, tutup kaldırın
(Necip Fazıl Kısakürek)
*
212-
Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü
ona göre ver. Vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın,
hercai ve seyyal…
(Halil Cibran)
*
213-
Bir yolculuk var bize,
Gider dururuz sürekli dipsize,
Çıkışımız olur mu bilinmez,
Dileğimiz Yusuf olmaktır, bu yoldan vazgeçilmez
(Ahmet Gazi A. Aydın)
*
214-
Dağlara götür yorulan yerini
(Harput Atasözü)
*
215-
Belki sana yazarım
Uğradığım bir şehirden
Eski bir kart atarım
Mekke ya da Kudüs'ten
(Yüksek Sadakat- Kutlu Özmakinacı)
*
216-
Yürümesini bilmeyenler, koşanlara kızarlar.
(Cemil Meriç)
*
217-
Ayaklarım hareket etmeye başladığı anda düşüncelerim akmaya başlıyor.
(H.D. Thoreau)
*
218-
Ben açık bir yol düşünden öte,
Bir şeye gerek duymuyorum yolculuğumda.
Gerisi sadece gök ve toprak
(Fernando Pessoa)
*
219-
Su kesiksiz hareket zikir ahenk şırıltı
akmayan kokar diye esrarlı bir mırıltı
(Necip Fazıl Kısakürek)
*
220-
Ömrümün uzun yolu
Geçip gitsem yare doğru
Gözlerim yaş dolu dolu
Yol ver dağlar yol ver bana
(Aşık Veysel)
*
221-
Yolcuğun nerede biteceğini söylemem.
Ama nerede başladığını biliyorum.
(Avicii)
*
222-
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
(Abdurrahim Karakoç)
*
223-
Bütün uzaklara gittim
Hepsinin de dönüşü vardı.
Gitmesem ölürdüm
Kocaman bir yalnızlıktı dönüp geldiğim.
(Şükrü Erbaş)
*
224-
Kar taneleri ne güzel anlatıyor, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu.
(Hz. Mevlana)
*
225-
Yeterince uzağa giderseniz içinizdeki size ulaşabilirsiniz.
(David Mitchell)
*
226-
Ben yol vermez geçitlerdim sen bağrımı delen ırmak
(Fatih Sofuoğlu)
*
227-
Tarlada izi olmayanın hasatta yüzü olmaz
(Atasözü)
*
228-
Hem mekansal, hem düşünsel, hem de duygulsal bir yolculuktur. Ama yazarı için o seyahat, roman daha ortada yokken başlar.
(Ahmet Ümit)
*
229-
Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
(Orhan Veli)
*
230-
düştüm yollarında
kaldım dağlarında
yaban ellerinde
gezgin idim hancı oldum
bir garip gezginim
dalına kuzgunum
ben senin yazgınım
aşk yolunda koyma beni
(Kara Güneş - Koyma Beni)
*
231-
Sonra anlıyorsun ki asıl mesele hangi yoldan gittiğinden ziyade, yan koltuğunda kimin oturduğunu seçmekten ibaret.
(Selcan Aydın)
*
232-
Bu senin yolun yalnızca, başkaları seninle yürüyebilir, fakat hiç kimse senin için yürüyemez. (Mevlana)
*
233-
Umutla yolculuk etmek, gidilecek yere varmaktan çok daha zevklidir.
(Robert Louis Stevenson)
*
234-
Allah'ım
Yol boyunca,
Tarih boyunca,
Başıboş bırakma bizi...
(Cahit Zarifoğlu)
*
235-
Sefer düştü Gürcistan'a,
Bizim ilen gelen gelsin!
Mert gelsin namert gelmesin!
(Köroğlu Destanı)
*
236-
Bilmiyor musun ki
Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça
kim olduğunu asla bilemezsin
(José Saramago)
*
237-
Vel hasıl dünya hayatı "İş" dediğimiz oyun ve eğlenceden ibarettir.
(Mustafa Kutlu-Hesap Günü)
*
238-
Her şey hızlandı. Yolculuklar, dostluklar, aşklar.
Yavaşlayabilenler daha çok mesafe kat ettiler.
(Bekir Develi)
*
239-
Fazla ayrıntıya gömülmekle suçlamayın beni. Yolcuların tarzıdır bu !
(Xavier de Maistre)
*
240-
Uçsuz bucaksız çöllerde
Yine izler gelenlerin;
Yollar gideceklerindir....
(Arif Nihat Asya)
*
241-
Denizin kenarına kadar ayakların izi vardır. Lakin denizin içinde artık bir iz kalmaz.
(Hazreti Mevlana)
*
242-
Yeni Cami, şehrin bir sahilinde henüz karaya yaklaşmış masal gemisi ...
(Ahmet Hamdi Tanpınar)
*
243-
Yolculuk, benliğimizdeki bir tür iç dekoru yıkar. Yolculuk bu sığınaktan yoksun bırakır bizi.
(Albert Camus)
*
244-
Eylül toparlandı gitti işte / Ekim filan da gider bu gidişle
(Turgut Uyar)
*
245-
Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.'
(Can Yücel)
*
246-
Yürümeye devam et, yol insanı terbiye eder !
(Dücane Cündioğlu)
*
247-
Herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı
Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.
(Fyodor Dostoyevski)
*
248-
Daha gidilecek yol var güzelim
Aşılacak dağlar varılacak köyler
Konulacak yürekler var hakedmiş
(Gönül Köse)
*
249-
Yolculuk, benliğimizdeki bir tür iç dekoru yıkar. Yolculuk bu sığınaktan yoksun bırakır bizi. Sevdiklerimizden, dilimizden uzakta kalınca tüm desteklerimizden kopup maskelerimizden yoksun kalınca, kendi kendimizin yüzeyindeyizdir tümüyle
(Albert Camus)
*
250-
Mavi ve yeşil biraz da toprak. Başka renge ihtiyacı yok insanın
(Fatih Yıldız)
*

Yol Sözleri ile ilgili diğer yazılar : #YolSözleri

Yol Sözleri 1 
Yol Sözleri 2
Yol Sözleri 3




12 Haziran 2016 Pazar

Kuran'da Yol Kıssaları : Zülkarneyn Batı'dan Doğu'ya Yolculuğu


Kur'an-ı Kerim'de geçmiş peygamber ve kavimlerle ilgili pek çok kıssa bulunmakta. Bunlardan bir kısmı da yol hikayesi mahiyeti taşıyan kıssalar. En meşhuru bildiğiniz üzere Hz. Musa ile Hz. Hızır arasında geçen yolculuk kıssasıdır. Daha önce bununla ilgili ayetlerden bir tanesini paylaşmıştım. Bunun haricindeki kıssaları da araştırıp hadisler de karşılaştırarak Kur'anda Yol Kıssaları başlığı altında anlatmaya çalışacağım.

Bugünkü konumuz Doğu ve Batıya seferler yapan Zülkarneyn. Peygamber mi yoksa Hızır gibi Allah'ın veli kullarından birisi mi çok net olmayan bir zat. Kuran'da bahsi geçmesinin sebebi ise Yahudilerin  Hz. Peygamber'i sınama maksadıyla  Ruh, Ashab-ı Kehf ve Zülkarneyn hakkında soru sormalarından dolayıdır.  Bu sorular üzerine Zülkarneyn ile ilgili Kehf Suresi'in 83-101 ayetleri nazil olmuştur.

Kehf suresinde 3 farklı ayette "...bir yol tuttu."  sözleri zikredilerek Zülkarneyn'in yaptığı yolculuklardan bahsedilmekte. İlki güneşin battığı topraklar yani Batı seferi. İkincisi güneşin doğduğu topraklar yani Doğu seferi. Bu ayetlerden Zülkarneyn'in kudretli bir kumandan olduğu ve gittiği yerleri fethettiği anlaşılmaktadır.  Bahsi geçen son sefer ise Ye'cüc ve Me'cüc isimli kavimlerin zultmettiği halkların yardımına koşar. Zülkarneyn demir içerikli bir set yaparak Ye'cüc ve Me'cüc'lerin etrafa zarar vermesini engeller.

Zülkarneyn'in kim olduğuna dair çok çeşitli tahminler yapılmakta. Büyük İskender diyen de var Türklerin atası Bilge Kağan'da. Hz. Perygamber'den rivayet edilen bir hadiste söyle buyrulur :
"İsmini duyduğunuz kimselerden yeryüzünde dört kisi mâlik oldu. Mü’min olan ikisi, ikisi de kâfir idi. Mü’min olan ikisi, Zülkarneyn ile Süleyman idi. Kâfir olan ikisi de Nemrud ile Buhtunnasar idi. Besinci olarak yeryüzüne benim evlâdimdan biri yâni Mehdi mâlik olacaktir ». 
Hem ayetlere hem de bu hadise göre Zülkarneyn Allah'a iman eden mümin bir kişi. İskender gibi putpereset bir kişi olamaz.  Bir diğer ipucu ise Hz. Perygamber'e soru sordukları için Yahudilerin haberdar olduğu hatta saygı duydukları bir kişinin olması.  Bilge Kağan'ın olması da bu çerçevede uzuk bir ihtimal.

Zülkarneyn'in  kim olduğuna dair bir diğer ihtimal ise Pers Kralı II.Kiros'tur. Yahudiler için oldukça önemli bir şahsiyet olan Kiros Batıda Anadolu'yu Ege kıyılarına kadar, Doğuda ise İran'ın en doğusuna kadar çöllerin tamamına hakim olmuştur. En Doğu ve en Batı kavramlarının o dönem şartlarında tüm dünyayı değil de o dönem insanının anlayabileceği sembolik ifadeler olduğunu düşündüğümüzde Kiros'un hakim olduğu yerler ayetlerdeki ifadelere uymaktadır.

Tüm bu ihtimallere rağmen Kuran'da Zülkarneyn'in kim olduğuna dikkat çekilmemiştir. Önemli olan yaptığı seyahatlerdir. Ayetler bu çerçevede dikkate alınmalıdır.

83. (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."  
84. Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.  
85. O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.  
86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kâfir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.  
87. Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.  
88. "Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."
89. Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.
90. Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.
91. İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.
92. Sonra yine bir yol tuttu.
93. İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu.
94. Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?"
95. Zülkarneyn, "Rabbimin bana verdiği (imkan ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım" dedi.
96. "Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi.
97. Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
98. Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi.
99. O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sûra üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
100, 101. O gün cehennemi; gözleri Zikr'ime (Kur'an'a) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kafirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz!

*******


Not :
Pers Kralı II.Kiros ilgili kaynak yazı için  :

http://oguzhanduru.blogspot.com.tr/2015/09/zulkarneynin-kimligine-dair-varsaymlar.html









8 Haziran 2016 Çarşamba

Şile'de bir Saklı Göl


Şile'de adıyla müsamma bir göl var. Saklı Göl.  Aslında küçük bir gölet. Ancak yeşil tepelerin ortasında kendini gizlemiş saklı bir cenne. Gizli denilmesine bakmayın. Son yıllarda oldukça rağbet gören bir yer. Özellikle hafta sonu göl kıyısında kahvaltı yapmak isteyenler akın ediyor. Haksız da sayılmazlar. Şehrin boğucu atmosferinden kaçıp bir nefes huzur arıyor insanlar.

Şile'ye doğru giderken Işık Üniversitesini geçtikten sonra Şile Şehir Merkezi tabelası ile birlikte Saklı Göl tabelasını göreceksiniz. Sağa doğru Karamendere Köyü istikametinde 5 dk'da ulaşabilirsiniz. Göleti oluşturan setin üzerine kurulu bir tesis var.  Geniş otoparkı ile park sorunu yaşamazsınız. Kahvaltısı ile ünlü olsa da günün her saati istediğiniz yiyeceğiz bulabileceğiniz bir mekan. Ayrıca tesisten temin edebileceğiniz malzemelerle ailecek piknik yapabileceğiniz alanlar var.  Çocuklarla doğada zaman geçirmek için ideal bir mekan. Yemeğinizi yedikten sonra göl etrafında ağaçların arasında yapacağınız yürüyüş sizi kendinize getirecektir.  Tüm yorgunluğunuzu alacak doğal bir terapi olacaktır. 

Elbette dönüş yolunda Şile'ye uğramadan olmaz. Önce Şile Deniz Feneri'ne gidip Şile Kalesini ve Limanı'nı tepeden izlemeli. Sonra limana inip bir yorgunluk çayı içilmeli. Mendirekte yapacağınız yürüyüşle de günü taçlandırmalısınız.

Şile Saklı Göl Kahvaltı Tesisi

Saklı Göl'de Piknik Alanları

Saklı Göl yürüyüş manzarası


  

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys