8 Aralık 2016 Perşembe

Mono Petra Kayalıkları : Bir Trakya Masalı

Mono Petra Kayalıkları

Sonbaharın son deminde Trekking Time Timuçin Yusumut rehberliğinde Trakya'nın en güzel yürüyüş rotalarından olan Istranca Dağları'ndaydık. İstanbul Çatalca'dan başlayıp Kırklareli'nin Bulgaristan sınırına kadar geniş bir alanı kapsayan ve yaprak döken ormanlarla kaplı  muazzam bir bölgedir burası. Dereleri, şelaleleri, mağaraları, su basan ormanları ve gölleri ile kendine has güzellikleri barındırır. Bizim rotamız ise tüm bu manzarayı tependen kuşbakıı gören Monopetra Kayalıkları'na çıkmak oldu.

Monopetra, Bulgarca'da Tek Kaya anlamına gelmekte. Adı gibi tek parçadan oluşmasa da ormanın içinde adeta bir kale gibi yükselen  kaya kütlesidir. Zamanında eşkiyalara yataklık ettiğinden Eşkiya Kayaları da olarak bilinir. Hatta zamanında Mono Petra isminde bir Bulgar eşkiyası olduğu da söyleniyor.  Balkan Savaşlarında Bulgarlara karşı Türkler tarafından savunma amaçlı da kullanılmış. Bulgar sınırından Karadeniz sahiline kadar tüm bölgeyi kontrol etmesi bu savunmada büyük rol oynadığı aşikar. Bir önemli özelliği de antik bir yol üzerinde olmasıdır. Yunanistan Ege kıyılarından başlayıp Bulgaristan'dan devam eden, daha sonra Monometra'nın aşağı kesiminden İğneada Limanı'na ulaşan bir antik ticaret yolu. Buradan da gemileri vasıtası ile başta İstanbul olmak üzere Karadeniz limanlarına hatta Tuna ile Avrupa içlerine dağılan bir ticaret ağı. Maalesef bu yol Yunan ve Bulgar tarafında işaretlenerek korunmasına rağmen Türkiye'de bir çalışma yapılmayarak tahrif edilmiştir.

Monopetra'dan İğneada ve Karadeniz kıyıları net bir şekilde görülebilmektedir 
Kayalıklara çıktığımız günün  gecesi şiddetli bir yağmur yağdığı için tüm gün tertemiz bir hava vardı. Sonbahar artık kendini kışa bırakmaya hazırlandığından ötürü de ağaçlar yapraklarını tamamen dökmüştü nerdeyse. Bu sayede Mavi ve kahverenginin hakim olduğu keyifli bir yürüyüş yaptık. Çamurlu bir yürüyüş beklerken şiddetli esen rüzgar yolumuzu yer yer su birikintileri hariç kupkuru yapmıştı. Gazellerin hışırtısı, rüzgarın uğultusu ve kuş sesleri eşlik etmişti yürüyüş boyunca. En heyecanlı bölümü ise Monopetra'nın tepesine çıktığımız an oldu. Masalsı bir manzarası vardı. İlk görüşte bir kale burcunu andıran yapısı vardı kayalıkların. Yol boyunca bir tane bile kaya görmemişken ormanın ortasında kocaman bir kaya yükseltisine şaşmamak mümkün değildi . Hem de baktığınızda şekilde şekile giren bir kayalık. Buradan orman manzarası sonbaharın renkli zamanlarında ve  baharın yeşilinde daha bir güzel oluyor. Dağ yürüyüşlerine ilk başladığım yıllardan beri ismini duyardım. Ancak görmek bu güne nasip oldu. 2016'daki ilkler listesine kaydetmenin mutluluğunu  yaşadım.

Not : Daha fazla fotoğraf için @yoldakiizler instagram hesabımı ziyaret edebilirsiniz.

Ormanda ışık oyunları

Trekking Time ekibi ile keyifli bir yürüyüş

Ormanın içinde bir kale görünümündeki Mono Petra bir masal atmosferine bürünüyor

Sonbahar gazelleri hışırtısında yürüyüş


0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys