13 Haziran 2017 Salı

Dikili Aşıklar Şelalesi : Vadideki Güzellik

Dikili Aşıklar Şelalesi
Ayvalık-İzmir yolu üzerinde Dikili sınırları içerisinde olağanüstü güzellikte bir vadi yer almakta. Nebiler Vadisi. Öyle ki içinde 3 şelale ve 2 mağarası ile birlikte güzel bir yürüyüş parkuru bulunmakta. Ayvalık-Bergama-Foça gezimizin ikinci gününde bu güzelliğe doyasıya şahit olduk.

Ayvalık'tan çıkıp Dikili'ye gelmeden  Nebiler Köyü tabelasını takip ettiğinizde 7 km sonra Aşıklar Şelalesi'ne ulaşıyorsunuz. İzmir'e de 128 km mesafede yer alan şelalenin girişinde bir tesis bulunmakta. Kahvaltı ve yemek için program yapılabilecek bir yer. Araçlar için 10 TL'lik bir giriş ücreti var. 30 TL üstü alışverişlerde ise bedava.

Aşıklar Şelalesi :

Yoldaki İzler Aşıklar Şelalesinde
Asıl ismi Nebiler Şelalesi olsa da halk arasında Aşıklar Şelalesi olarak bilinir. Bunun nedeni de bir efsaneye dayanır. Hikayesini aşağıda alıntıladım. Vadi boyunca 3 tane şelale var aslında. İlkinin ismiyle anılır toplu olarak.  Aşıklar Şelalesi hemen vadinin girişinde yer alır. Merdivenlerle inilen uzun ama çok güzel bir yolu var. Tesise yakın olmasında dolayı şelalenin altında masalar mevcut. Yaz aylarında servis yapılıyor tahminimce. Şelalenin havuzunda suya da girebilirsiniz aklınızda olsun.


Ece Şelalesi :

Ece Şelalesi

İkinci şelale 900 mt mesafedeki Ece Şelalesidir. İşaretli yürüyüş parkurunu takip ettiğinizde kolaylık ulaşabilirsiniz. Dere boyunca devam eden parkur için orta seviyede bir kondisyonunuz olması yeterlidir. Zaman zaman dere geçişleri olan keyifli bir yol. Yine şelalenin altında geniş bir havuz var. Korkunuz yok ve mayonuz var ise muhakkak yüzmeyi deneyin derim. Mayıs ayı olmasına rağmen soğuk bir hava olduğu için biz suya giremedik maalesef. Ayrıca şelalenin üstüne kadar çıkabilirsiniz. Ancak tehlikeli olduğunu belirtmem gerekiyor.

Üçüncü şelale olan Sümeyra Şelalesi ise vadinin daha üst kısmında yer alıp parkurun dışındadır. Bu yüzden daha profesyonel bir yürüyüş gerektirir. Gezimizde bu şelaleyi görme imkanımız olmadı. Doğa yürüyüş grupları için ideal bir rota olduğunu düşünüyorum.
Ece Şelalesi üstten bakış

Ağlayan Mağara

Ağlayan Mağara girişi

Şelaleler arasında parkuru renklendiren iki küçük mağara bulunmakta. Bir tanesi Ece Şelalesi'nden sonra yer altına giren derenin tekrar yeryüzüne çıktığı yer olan Ağlayan Mağara'dır. Küçük bir mağara olmasına rağmen muazzam bir güzelliği bulunmakta. 5-6 mt derinliğe kadar yürüyebilirsiniz ancak tavandan damlayan sulardan dolayı sırılsıklam olmayı göze almanız gerekmekte. Ağlayan Mağara ismini de buradan alıyor zaten. Mağara içinde yaşayan yarasaları ve sudaki yengeçleri de unutmamak gerek. Bunun için kafa feneri ile birlikte terlik bulundurmanız işe yarayacaktır. Duvarlarında damlataş oluşumları var. Fener ile aydınlatarak izlemenizi tavsiye ederim.  Diğer mağara ise yamaçta yer alan iki oyuktan ibaret. Ancak vadi manzarası olduğu için görülmeye değer.

Ağlayan Mağara'nın iç kısmı

Aşıklar Şelalesi'nin Hikayesi

Bir rivayete göre, peri padişahının kızı Sümeyra, civar köylerden Yörük Ali’ye gönlünü kaptırır. Yörük Ali de Sümeyra’ya. Ne var ki peri padişahı kızını bir ölümlüye vermek istemez ve bu aşka izin vermez. İki aşık çaresiz kalır. Nebiler vadisindeki koca çınarın altında her gün gizlice buluşur, hasret giderirler. Sonra da birbirilerine sarılır saatlerce ağlaşırlar. Bunu öğrenen peri padişahı bu aşka son vermek için askerleri ile birlikte aşıkların peşine düşer. Amacı Yörük Ali’yi öldürmektir. Tam onları yakalamak üzereyken koca çınar yarılır ve aşıkları içine alır. Bu mucize karşısında peri padişahı insafa gelir. Ancak aşıklar aşklarının sonsuza kadar sürmesi için tanrıya dua ederler. Tanrı da onları kayalıklardan akan bir şelaleye çevirir. Aşkları sonsuza kadar sürer. Kızını sonsuza kadar kaybeden peri padişahı şelalenin yukarısındaki mağaraya çekilir, gözyaşları döker. Ağlama seslerini duyan çevre sakinleri mağaraya “Ağlayan Mağara” adını verir.

Aşıklar Şelalesi Fotoğrafları :

Ece Şelalesi

Ağlayan Mağara

Parkurda kırmızı işaretler yol gösteriyor


İkiz Mağara

Nebiler Vadisi ve Zindan

3 Haziran 2017 Cumartesi

Ayvalık'tan Foça'ya Kuzey Ege



Uzun bir aradan sonra tekrar uzun yollardayım. Mecnun edip yollara iz peşine düşüren yaptığım 2-3 günlük geziler olmasına rağmen bir kaç yıldır ailemle yaptığım tatiller ve hafta sonu günübirlik turlar haricinde yola çıktığım yoktu. Hayat döngüsünün hem benim için hem de yol arkadaşlarım için farklı dönmesinden dolayı yollarımız ayrı düştü. Bunun getirdiği bir bocalamaydı bendeki bu hal. Artık zamanı geldiğini hissettim anda planlar yapmaya başladım. Yurt dışı mı yurt içi mi derken Ayvalık'ta buldum kendimi. İş yerinden 3 gün izin olarak daha önce gezmediğim Çanakkale ile İzmir arasında kalan kıyı hattını tamamlamaya karar verdim.

Feribotta karşılanan gün doğumuyla başladı yolculuğumuz. Martılar bile uyanmamıştı henüz. Osmangazi Köprüsünün üstünden beliren kızıllık ile renklenmeye başladı hayat. Bursa'yı hızlı geçip Balıkesir'e vardık bir çırpıda. Ege'ye gidilirken çevresinden dolaşılan Balıkesir'in kalbine daldım bu sefer. Saat kulesini görmekti niyetim aslında. Şehir merkezine girip kule ver çevresinin fotoğraflarını çektiğim gibi de çıktım. Ayvalık beni beklerdi çünkü.

Bir çok gezginin ilk yaptığı rotalardan biri olmasına rağmen benim yıllardır ertelediğim bir yerdi Ayvalık. Adaları, taş evleri, renkli kapıları, kilise camileri, tekne turları, uçsuz bucaksız plajları, zeytini ve elbette tostu ile ile tam bir cazibe merkezi olan şehir sonunda kapılarını açmıştı bana. Ben de düşünmeksizin kendimi bıraktım kollarına. Daha fazlasını anlatmam için bir müddet zaman verin bana. Her şeyi anlatacağım size.

Yolcunun adetidir bağlanmaz bir yere. Sevse de durmaz yerinde. Ayvalık'a hayran kalmama rağmen bırakıp ardımda bir başka şehre doğru devam ettim yola. Kıyıdan fazla uzaklaşmadan Dikili'ye gelmeden bir şelale sesi duydum. Durur muyum daldım sesin geldiği yöne. Aşıklar Şelalesi'ymiş. Aslında iki şelalesi varmış. İki tane mağarası ve güzel bir yürüyüş rotasıyla birlikte. Ayvalık-İzmir yolu üzerinde mutlaka uğranılması gereken bir.

>>> Dikili Aşıklar Şelalesi : Vadideki Güzellik

Sırada Bergama var. Sürprizler şehriydi benim için. Bir yanda antik kentler,tapınaklar, bir yanda Osmanlı camileri, hanları, köprüleri üstüne bir de höyük. Bunlar yetmez gibi 83 yıllık bir festival çıkmaz mı karşımıza. O zaman gecelenir burada dedik. Gecesini geçirdiğim şehirler bir başka severim. Bergama'yı daha çok sevdim.

Geldik gezimizin son durağına. İzmir'den önce son nokta Foça. Iyonların limanı, şimdilerin şirin balıkçı kenti. Balıkçı dediysem kordon boyu sandalları ve balıkçı restoranlarını kastediyorum. Ayvalık kadar olmasa da adaları, burunları, değirmenleri de var. Beş kapılı bir kalesi ve açık hava tapınağı ile hayran kalınacak kadar güzel.

3 günde 3 güzel şehir. Gözün alabildiğine zeytin, gök kadar mavi deniz, küçük ama yerli adalar, uzakta sıra dağlar gibi duran yunan, yelkenli yelkensiz tekneler, koylar plajlar bu gezide hatırada kalanlar. Daha fazlası var elbette. Tek tek anlatılması gerek fazla uzatmadan.

Bize kalan bu yoldan her zamanki gibi izler ve hatıralar. İzler burada, hatıralar İstifhane'de.



     


 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys