• Anasayfa
  • Fatih YILDIZ İletişim
  • Harita
Yoldaki İzler
  • Anasayfa
  • Gezi Rotaları
    • İstanbul
    • Marmara
      • Tekirdağ
      • Kırklareli
      • Edirne
      • Çanakkale
      • Balıkesir
      • Bursa
      • Yalova
      • Kocaeli
    • Ege
      • Aydın
      • Denizli
      • İzmir
      • Muğla
    • Karadeniz
      • Düzce
    • Akdeniz
    • İç Anadolu
      • Ankara
      • Kayseri
    • Güney Doğu Anadolu
    • Doğu Anadolu
      • Kars
    • Avrupa
      • Fransa
      • Monako
    • Asya
      • Katar
  • Doğa Sporları
    • Dağcılık
    • Trekking
    • Kampçılık
  • Kültür-Sanat
    • Kitap
    • Tiyatro
    • Sinema
    • Müze
    • Sergi
    • Belgesel
    • Deneme
    • Fotoğrafçılık
    • Çiçekçilik
Yoldaki İzler
  • Anasayfa
  • Gezi Rotaları
    • İstanbul
    • Marmara
      • Tekirdağ
      • Kırklareli
      • Edirne
      • Çanakkale
      • Balıkesir
      • Bursa
      • Yalova
      • Kocaeli
    • Ege
      • Aydın
      • Denizli
      • İzmir
      • Muğla
    • Karadeniz
      • Düzce
    • Akdeniz
    • İç Anadolu
      • Ankara
      • Kayseri
    • Güney Doğu Anadolu
    • Doğu Anadolu
      • Kars
    • Avrupa
      • Fransa
      • Monako
    • Asya
      • Katar
  • Doğa Sporları
    • Dağcılık
    • Trekking
    • Kampçılık
  • Kültür-Sanat
    • Kitap
    • Tiyatro
    • Sinema
    • Müze
    • Sergi
    • Belgesel
    • Deneme
    • Fotoğrafçılık
    • Çiçekçilik
Haziran 22, 2020Haziran 22, 2020

Kefken Kampı

Kefken Kampı ‘nda korku dolu bir geceden sonra huzurlu bir sabaha uyandım. Denize doğru bakıp sıcak kahvemi içiyorum. Bu arada düşünüyorum. Neden buraya geldim ? Neden tek başınayım ?

Yola çıkmak istiyorsan birilerini davet edebilirsin yada yola çıkacak başka birilerine katılabilirsin ama kimseyi beklememelisin. Tek başına olsan dahi yola çıkmalısın !

Fatih Yıldız – Yoldaki İzler

Tek başına olmam özellikle yaptığım bir tercih değildi. Hayatın bana öğrettiği düsturlardan birisini gerçekten uygulamayı başarmamla ilgiliydi. Bundan önce onlarca gezi ve kamp yaptım. Her zaman yanımda birileri olurdu. Ya 2-3 kişilik arkadaş takımımla giderdim yada daha geniş faaliyet gruplarına katılırdım.

kefken kampi 700x525 - Kefken Kampı
Tek Başına Kefken Kampı

Kefken’e yıllardır gitmek istesem de bir türlü kısmet olmuyordu. Bir kaç arkadaşıma söyledim ancak olumlu bir yanıt alamadım. Bu bölgeye gezi grupları da rağbet etmiyordu. Ne yapacaktım peki ? Yapmam gerekeni elbette. Tek başına dahi olsa yola çıkacaktım. Çıktım da. En başta söylediğim söz hayatın bana öğrettiği derslerin imbikten süzülerek öz haline getirilmiş kurallardan bir tanesidir. Sadece seyahat için değil hayatın her alanında uygulanması gereken bir söz olduğunu düşünüyorum. Yola çıkmak istiyorsan birilerini davet edebilirsin yada başka birilerine katılabilirsin ama kimseyi beklememelisin. Tek başına olsan dahi yola çıkmalısın.

Bu heyecanla tek başına düşmüş yolara. Kefken’de gördüğüm güzellikleri bir önceki paylaşımımda aktarmıştım. Şimdi de yaptığım kamptan ve çadırda geçirdiğim geceden bahsedeceğim.

İnsan doğaya uyum sağladığında onun bir parçası olduğuna, huzurun da o zaman başladığına inanıyorum. Çadır kampları da bunun en güzel yollarından bir tanesi. Amacım Kefken sahillerinde sakin bir köşe bulup yalnızlığı doyasıya yaşamak . Tüm gün neredeyse kimseyi görmeden inziva hayatının tadına varmak istiyorum.

Kefken’in en üst köşesinden başlayarak tüm sahillerini köşe bucak geziyor hem de kamp kuracak yerleri tespit ediyorum. Kefken Adasına bakan gizli bir koy buluyorum ama benden önce birileri keşfetmiş. Pembe Kayalar’da küçük çakıllı bir kumsalda çadırlı bir aile görüyorum. Arabalarını da yakınlarına kadar indirmişler. Toparlandıklarını görünce bekliyorum. Kampı kurmak için burada karar kılıyorum.

Çadır kurmak benim için çok kolay. 5-10 dk içinde her şeyi hazır ediyorum. Bu konuda çok pratik olduğumu söylerler. İşin sırrı severek yapmamda. Tabi çadır kurarken dikkat ettiğim hususlardan en önemlisi önce zeminin konforu sonra uyandığım zaman karşılaştığım manzara. Bunun için çadır kapısının yönünü özenle seçiyorum. Provalar yapıyorum. İlla denize bakacak.

Kampta yapayalnız olmak istemiştim ama pek öyle olmuyor. Küçük balıkçı tekneleri koyda ağ atıyorlar. Bu da gece boyu beraber olacağımızın göstergesi.

Hava kararmadan ateşimi yakıp akşam yemeğimi pişiriyorum. Menüde kampın vazgeçilmezi mangalda kanat var. Ateş yanmaya devam ediyor. Daha bana sonra lazım olacak.

kamp kara demlik 700x525 - Kefken Kampı
Kefken Kampı Kara Demlik

Kamp fotoğralarında en sevdiğim tarzlardan bir tanesi mavi saatte çadırı çekmek var. Uludağ’da dondurucu soğukta bile bundan vazgeçmedim. Ancak bu sefer nedense ışığı ayarlayamadım. İstediğim kareler çıkartamıyorum. Halbuki Yenice Ormanlarında çektiğim kare ile Atlas Dergisi’nin yarışmasında birinci olmuş Fethiye Kamp ile bir de çadır hediyesi kazanmıştım.

Sıra geldi kamp akşamlarının vazgeçilmezi kara demliğin şölenine. Odun ateşinde demlenen çayın tadını başka hiç biryerde alamıyorum. Tek başına da olsam asla bu keyiften vazgeçmem.

Gecenin siyahtı heryeri kapladığı sırada balıkçı tekneleri de avlarına devam ediyor. Artık çadırıma çekilme zamanı. Mayıs olmasına karşın soğuk bir hava var ve ben tulumumun içinde gayet rahattım.

Çadırda ne kadar yorgun olsam da uykuya dalmak kolay olmuyor. Hep bir tedirginlik hali var. Tilki uykusu diyorum buna. Geçmiş tecrübelerin etkisi ile olacak en ufak bir seste uyanıyorum. Gece yabanda kamp atmışsanız muhakkak ziyaretçileriniz olur. Uludağ’da ayı, Erdek’te domuz, Bolu’da çakallar çadırlarımızın etrafında tur atmışlardı. Bakalım bu gece kısmetimizde kimler olacak. Kampta birinci kural gece çadır çevresinde yiyecek bırakılmamasıdır. Önlem olarak yediğim tavuğun kemiklerini çadırdan hayli uzağa götürüp ağaçların arasında bırakmıştım. Bu yeterli olmamış ki gecenin ilerleyen saatlerinde çakallar doluşuyor. Yürüyüşlerini hissedebiliyorum. Çok yavaş hareket ediyorlar Ancak sessizlikte her hareket duyulur. Sonra yüksek seste bir tıngırtı duyuyorum. O an yemek yediğim tenceremi çadırın dışında unuttuğumu hatırlıyorum. Muhtemel tenceredeki et parçalarının kokusuna gelmişlerdi. Çakallar tenceremle top oynarlarken korku içinde bekliyorum. O an beni rahatlatan bir ses duyuyorum. Sicim gibi yağan yağmurun sesi. Tüm çakallar kaçışıyorlar.

Ortalık sakinleşince bir cesaretle çadırın kapısını açıyorum. Tekneler hala denizdeler. Balıkçıların kendi aralarındaki fısıltıları bile çok net duyabiliyorum. Sakinleştim artık uyuyabilirim. Yağmur yağarken çadırda olmak müthiş bir duygu. Ne kadar uyudum bilmiyorum ama kuşların hoş sesi beni uyandırıyor. Tekrar çadırımdan kafamı çıkartıyorum. Yağmur devam ediyor. Hava aydınlanmaya başlamış. Tekneler gitmiş. Kuşların ahenkli seslerini daha net duyuyorum. Bir kaç dakika bu huzuru içimde hissediyorum. Sıcak tulumuma geri dönüp tekrar uykuya dalıyorum.

kefken kamp cadir 700x525 - Kefken Kampı
Kefken Kampı Çadır Manzaram

Güneş doğarken çadırımı ısıtmaya başlayınca tekrar uyanıyorum. Artık kalkma vakti. Çadırın kapısını açar açmaz yağmur sonrası denizin keskin iyot kokusu burnumu yakıyor. Kimsecikler yok. Pazar piknikçileri doluşmadan kahvaltımı yapıp çıkmalıyım buradan. Hemen kamp ocağımda su ısıtıp çayımı demliyorum. Kahvaltıda mis gibi sucuklu menemen var. Bu konuda mütevazi değilim. Kamp mutfağında gayet iyiyim. Bir gün öncesinden her şeyimi hazırlarım. Gerekli tüm techizatım da var .

Kahvaltıdan sonra günün anlamı kahve zamanı gelir. Bu da artık uzmanlık alanlarımda bir tanesi oldu. Barista kıvamında kahveler hazırlayabiliyorum. Sakinliği bulmuşken kahvenin yanında kitap okumadan olmaz. Az da olsa bir kaç sayfa okuyorum. Kamp ile ilgili notlar alıyorum. Denize girmek istiyorum ama kararsızım. Aylardan Mayıs ancak Karedeniz buz gibi. Güneş yükselince havayı biraz daha ısıttı. Sırf deniz suyu ile buluşmak için suda yürüyorum. İçimi titretiyor. Kurulanıp bir an önce ısınmak istiyorum. Deniz için henüz için çok erken.

Çadırımı kurmakda olduğu gibi toplamakta da çok hızlıyım. Her bir kaç dakikada toparlayıp arabaya yerleştiriyorum. En son çöplerimi yanımda getirdiğim torbaya koyarken etraftaki pislikler dikkatimi çekiyor. Her yerde alkol şişeleri, kola kutuları var. Torbam dolana kadar onlardan da alıyorum. İçim elvermiyor arabadaki iki torbayı da daha dolduracak kadar çöp topluyorum. Ama yinede tüm sahil temizlenmiyor. İnsan ne kötü bir yaratık. Elimde gelen bu diyip sahili olabildiğince temiz terkediyorum.

Kamp dönüşünü sordukları ilk soru : “ Tek başına sıkılmadın mı?” oldu. Buna çok net cevabım var: İnsanlar içinde çok daha fazla sıkıldığım zamanlar oldu.

İkincisi soru ise “Tek başına kamp yapmaktan korkmuyor musun”du. Korkuyorum elbette. Ayaklarımın tirediğini bile hissettim. Gecenin bir vakti çakallar çadırının etrafında dolaşırsa herkes korkar. Ancak kendimle başbaşa kalıp kurdu kuşu dinlemekten aldığım haz bu korkuya değer. Akşam kara demlikte içtiğim çayın, sabah vakti pişirdiğim menemenin, denize karşı içtiğim kahvenin tadını başka nerede alabilirdim ki.

Kefken Kampı videoymu Youtube kanalımda izleyebilirsiniz.

Posted in Marmara
Tagged Doğa Sporları, Kampçılık, Kocaeli
Leave a comment
Fatih Yıldız
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Plus
  • Pinterest

Post navigation

   Çekmeköy Alemdağ : İstanbul’un En Yüksek İkinci Tepesi
Sultanpınar Yaylası Kampı   

You may also like

armutlu fistikli koyu kampi 387x203 - Armutlu Fıstıklı Kampı

Armutlu Fıstıklı Kampı

Continue Reading
darica hobbit koyu 387x203 - Darıca Hobbit Köyü

Darıca Hobbit Köyü

Continue Reading

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar

Fatih Yıldız

Follow Me

    / Free WordPress Plugins and WordPress Themes by Silicon Themes. Join us right now!

    Haber bülteni

    Yol Sözleri

    Nereye gittiğini bilen insana dünya yol verir.(Epiktetos) #yolsözleri

    En çok okunanlar

    Kars : Soğuk Diyarların Sıcak Şehri

    Ocak 20, 2019Ocak 30, 2019

    Tuzla Adaları : İstanbul’un Bilinmeyen Adaları

    Ocak 31, 2019Ocak 31, 2019

    Bodrum : Mavi ile Beyazın Kol Kola Gezdiği Şehir

    Aralık 11, 2018Aralık 11, 2018

    Bir Kuzey Macerası - Jack London

    Mart 14, 2022Mart 14, 2022

    Körfez’in İncisi Katar

    Aralık 11, 2018Mayıs 29, 2020
    Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık
    Haset Ağacı @muratsaglamm_ Haset Ağacı @muratsaglamm_
    Mevsimine küsmüş çiçek gibidir insan. Bir ker Mevsimine küsmüş çiçek gibidir insan. Bir kere soldu mu tekrar çiçek açası gelmiyor. @yasin.midyat
    Sahip olmak istediğin şey; Ulaşamayacağın ka Sahip olmak istediğin şey; 
Ulaşamayacağın kadar uzaksa hayal, 
Ulaşma ihtimali oluştuğu anda umut, 
Ulaştığında vuslat, 
Üstünden biraz zaman geçince anı, 
Senden başkasına kaldığında hatıra, 
Uzunca bir zaman sonra da yalan olur!
#yoldakiizler_ses
    Yalnızlığın tarifi : İhtiyaç duyduğunuz o çok özel yakınlığın kaybı @kemalsayar_official
    Mutsuz uyanmanıza sebep veren hiçbir şey ile sa Mutsuz uyanmanıza sebep veren hiçbir şey ile savaşmayın
    Load More... Instagramda Takip Et

    100.000 KM Gittim
    6 Ülke Gördüm
    30 Şehir Gezdim
    20.000 Fotoğraf Çektim
    80 Yazı Yazdım