• Anasayfa
  • Fatih YILDIZ İletişim
  • Harita
Yoldaki İzler
  • Anasayfa
  • Gezi Rotaları
    • İstanbul
    • Marmara
      • Tekirdağ
      • Kırklareli
      • Edirne
      • Çanakkale
      • Balıkesir
      • Bursa
      • Yalova
      • Kocaeli
    • Ege
      • Aydın
      • Denizli
      • İzmir
      • Muğla
    • Karadeniz
      • Düzce
    • Akdeniz
    • İç Anadolu
      • Ankara
      • Kayseri
    • Güney Doğu Anadolu
    • Doğu Anadolu
      • Kars
    • Avrupa
      • Fransa
      • Monako
    • Asya
      • Katar
  • Doğa Sporları
    • Dağcılık
    • Trekking
    • Kampçılık
  • Kültür-Sanat
    • Kitap
    • Tiyatro
    • Sinema
    • Müze
    • Sergi
    • Belgesel
    • Deneme
    • Fotoğrafçılık
    • Çiçekçilik
Yoldaki İzler
  • Anasayfa
  • Gezi Rotaları
    • İstanbul
    • Marmara
      • Tekirdağ
      • Kırklareli
      • Edirne
      • Çanakkale
      • Balıkesir
      • Bursa
      • Yalova
      • Kocaeli
    • Ege
      • Aydın
      • Denizli
      • İzmir
      • Muğla
    • Karadeniz
      • Düzce
    • Akdeniz
    • İç Anadolu
      • Ankara
      • Kayseri
    • Güney Doğu Anadolu
    • Doğu Anadolu
      • Kars
    • Avrupa
      • Fransa
      • Monako
    • Asya
      • Katar
  • Doğa Sporları
    • Dağcılık
    • Trekking
    • Kampçılık
  • Kültür-Sanat
    • Kitap
    • Tiyatro
    • Sinema
    • Müze
    • Sergi
    • Belgesel
    • Deneme
    • Fotoğrafçılık
    • Çiçekçilik
Temmuz 14, 2020Temmuz 14, 2020

Sultanpınar Yaylası Kampı

Sultanpınar Yaylası Kampı

Sultanpınar Yaylası, Sakarya’nın Akyazı ilçesine bağlı 1240 mt yükseklikte ormanlarla kaplı bir yayladır. Çevresinde bulunan Acelle ve Karagöl Yaylaları ile birlikte bir plato görünümündedir.

Sultanpinar Yaylasi Kampi 700x464 - Sultanpınar Yaylası Kampı

Kamp ateşi, ademoğlunun on binlerce yıl boyunca ateş başında dinlediği hikayelere duyduğu özlemdir.

Yazı İçerikleri

  • 1 Sultanpınar Yaylası
  • 2 Kamp Kurulumu
  • 3 Kamp Sofrası
  • 4 Kamp Ateşi

Sultanpınar Yaylası

Sultanpınar Yaylası, İstanbul’a 3 saat mesafededir. Akyazı-Kuzuluk yolu üzerinde Beldibi Köyü’nde sapılıp Boztepe Köyü takip edilelerek yaylaya ulaşılır. Beldibi-Sultanpınar Yaylası arası ise 16 kilometre olup dik ve virajlı bir yolu vardır.

Köknar ormanları ile çevrili yaylada bulunan gölet kenarı hem çadır hem de karavan ile kamp kurmak için idealdir. İki bölüm halinde yayınlayacağım Sultanpınar kampının ilk bölümünde kamp ateşinin bize bahşettiği lezzetleri, ikinci bölümünde ise yaylada yaptığımız yürüyüşü anlatacağım.

Kamp Kurulumu

3 kişilik kamp ekimizle birlikte önce çadır kuracağımız yeri tespit ettik. Kefken Kampımdan hatırlayacağınız gibi çadırımı hızlı bir şekilde kuruyorum. Yaz mevsimi olduğu için Columbia’nın Pinewood tipi çadırını tercih ettim. Bu çadırın açılabilir yan pencereleri sıcak yaz gecelerinde daha ferah bir iç mekan sağlıyor.
Çadır kurulumu tamamlandıktan sonra her zaman ki gibi sabah kalktığım zaman karşılaşacağım manzarayı test ediyorum.
Yaz kamplarında ince ter tutmayan çabuk kuruyan polyester pantolonlar tercih edilmelidir. Şorta dönüşebilen modeller sıcak havalarda büyük kolaylık sağlamaktadır.

Kamp Sofrası

Artık kamp sofrasını hazırlamanın vakti geldi. Bugün Nurgaz Ateş Üstü ızgarayı ilk defa test edeceğim. Sultanpınar Yaylası ormanlarında her zaman kuru odun bulabilirsiniz. Ancak her kampta tedbiren yanımda kesilmiş odun getiririm.
Nurgaz ateş üstü ızgara katlanabilir ayakları ile toprak üstü ateş yakmak için oldukça kullanışlı. Hem ızgara yapmak için hem demlik, tencere gibi ateş üstünde pişen kaplar için kullanılabilir. Ayrıca bagajda yer kaplamıyor. Ancak toprak üstü ateş yakmanın yasak olduğu yerlerde kullanılamaz.
Bugün kamp menümüz oldukça zengin. Patlıcan ve biberleri önceden közledikten sonra etleri pişirmeye başlıyorum. Tavuklar pişerken çıkardığı cızırtı bu güzel doğanın bir parçası sanki.
Bir kamp için mükellef sayılabilecek soframız hazır. Şunu söyleyebilirim ki hayatımda ben böyle kamp yapmadım. Daha bunun tatlısı var. Hem de sürpriz.
Kara demliğin artık sahne alma vakti geldi. Ateş üstü ızgara bu kampta çok güzel bir sınav verdi. Ateş üstünde her şeyi derleyip topladı. Demliğin kuş sesleri arasında kaynamasını izlemek bile inanılmaz keyifli.
Ateşi harlandırmak için attığım her bir odun içime huzur veriyor. Tam bu huzuru yaşıyorken toplumsal bir hastalık olan havaya ateş etme maalesef burada da karşımıza çıktı. Tek faydası sesten ürken yabani hayvanların artık çadırımıza yanaşmayacak olması.
Ekip üyesi arkadaşlarım çayın demlenmesini beklemeden sürpriz tatlının peşine düştüler. Muzu ve çikolatayı gördüklerin de bir anlam veremediler. Ancak közde çikolatalı muz yapacağımız dediğimde ilgileri çekti. Önce muzları ortasından yarıp kalıp çikolataları içlerine yerleştiriyoruz.

Muzları kabuğuyla birlikte ızgaranın üstüne pişmeye bırakıyoruz. Çikolatalar kabukları kararmış muzun içinde eriyene kadar bekliyoruz.
Ateş sıcaklığı ile eriyip birbirine karışan muz ve çikolata müthiş bir lezzet meydana getiriyor. Kamp ortamında yapılacak en güzel tatlılardan bir tanesi bu olsa gerek.
Muz tatlımızı yerken kara demlik çayımız da demlendi. Artık gölün kenarında dinlenme vakti. Yaylanın temiz havasını içimize çekerken çay da tüm yorgunluğumuzu alıyor. Kuksa bardağımı da bu kampta ilk defa deniyorum. İskandinavların kullandığı tek parça ağaç oyularak yapılan bir ahşap bardak. Bu bardağın bir de hikayesi var. İskandinav adetlerine göre kuksayı satın almak doğru değilmiş. Ya kendiniz yapacaksınız ya da hediye gelecekmiş. Bana hediye eden olmadığı için maalesef kendim almak zorunda kaldım. Bu arada ağaç bardak bizim kültürümüzde de var. “Eski çamlar bardak oldu” deyiminde aslında bu ahşap bardaklardan bahsediliyor.
Kamp ritüellerimden bir tanesi de köz Türk kahvesi. Toprak cezvede yavaş yavaş pişen kahvenin lezzetine doyum olmuyor. Kahve bir taşımlık mutluluktur benim için. Kahvenin taşmasını beklerken aldığım hazzı tarif edemem. Ancak fotoğraflayabilirim.

Kamp Ateşi

Kampın en güzel anı ateş başında yapılan sohbetlerdir. İnsanın ateşe karşı köklerinden gelen bir ilgisi var. Ateş sadece insanın yemek pişirmesine yardımcı olmamış. Işık olmuş yol göstermiş. Hayatın her alanında ateşe ait bir iz var. Yakarken pişirmiş. İnsan pişmiş çamurdan yaratılmadı mı zaten. Kamp ateşi, ademoğlunun on binlerce yıl boyunca ateş başında dinlediği hikayelere duyduğu özlemi ifade eder. Daldığı zaman ateş pervane gibi alevlerin içinde bulur kendini.
Ateş sıcaklığı yaylanın serinliğini bastırdı. Kamp ekibimiz sohbete daldı. Gecenin sessizliği her şeyi örtünce doğanın sesi duyulmaya başlanıyor. Kuru köknar yapraklarının yanarken çıkardığı ses kurbağa sesleri ile birleşiyor. İnsanın sadece bu sesi duymak için bile kamp yapması gerek.
Kamp yapmanın en güzel taraflarından bir tanesi gece uzun pozlama ile çekim yapmaktır. Ancak bugün şansız bir gündeyiz. Hem dolunay olması hem gece inen sis yıldızların görünmesini engelliyor. Göl kenarında kampçıların oluşturduğu yansıma güzel fotoğraf veriyor. Bu gecenin fotoğrafı ise kamp ateşi ile çadırın oluşturduğu kompozisyon. Yanan odun parçalarının havada oluşturduğu ışıktan çizgiler keyfimi yerine getirdi.
Çadırlara çekilme zamanı geldi. Çadır kapısında yanan kamp ateşi ile uykuya dalabilirim.
Sizi ateşte yanan odunların muhteşem sesi ile baş başa bırakırken kanalıma abone olmanızı rica ediyorum. Kamp ile ilgili görüş ve sorularınızı yorum bırakarak iletebilirsiniz. Bir sonraki bölümümüzde Sultanpınar Yaylasında yaptığımız yürüyüşü izleyebilirsiniz.

Posted in Doğa Sporları, Marmara
Tagged Kampçılık, Sakarya
Leave a comment
Fatih Yıldız
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Plus
  • Pinterest

Post navigation

   Kefken Kampı
Pürenli Yaylası Kampı   

You may also like

armutlu fistikli koyu kampi 387x203 - Armutlu Fıstıklı Kampı

Armutlu Fıstıklı Kampı

Continue Reading
darica hobbit koyu 387x203 - Darıca Hobbit Köyü

Darıca Hobbit Köyü

Continue Reading

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar

Fatih Yıldız

Follow Me

    / Free WordPress Plugins and WordPress Themes by Silicon Themes. Join us right now!

    Haber bülteni

    Yol Sözleri

    Nereye gittiğini bilen insana dünya yol verir.(Epiktetos) #yolsözleri

    En çok okunanlar

    Kars : Soğuk Diyarların Sıcak Şehri

    Ocak 20, 2019Ocak 30, 2019

    Tuzla Adaları : İstanbul’un Bilinmeyen Adaları

    Ocak 31, 2019Ocak 31, 2019

    Bodrum : Mavi ile Beyazın Kol Kola Gezdiği Şehir

    Aralık 11, 2018Aralık 11, 2018

    Körfez’in İncisi Katar

    Aralık 11, 2018Mayıs 29, 2020

    Doğu Ekspresi : Bir Anadolu Masalı

    Aralık 29, 2018Mayıs 25, 2020
    Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık
    Haset Ağacı @muratsaglamm_ Haset Ağacı @muratsaglamm_
    Mevsimine küsmüş çiçek gibidir insan. Bir ker Mevsimine küsmüş çiçek gibidir insan. Bir kere soldu mu tekrar çiçek açası gelmiyor. @yasin.midyat
    Sahip olmak istediğin şey; Ulaşamayacağın ka Sahip olmak istediğin şey; 
Ulaşamayacağın kadar uzaksa hayal, 
Ulaşma ihtimali oluştuğu anda umut, 
Ulaştığında vuslat, 
Üstünden biraz zaman geçince anı, 
Senden başkasına kaldığında hatıra, 
Uzunca bir zaman sonra da yalan olur!
#yoldakiizler_ses
    Yalnızlığın tarifi : İhtiyaç duyduğunuz o çok özel yakınlığın kaybı @kemalsayar_official
    Mutsuz uyanmanıza sebep veren hiçbir şey ile sa Mutsuz uyanmanıza sebep veren hiçbir şey ile savaşmayın
    Load More... Instagramda Takip Et

    100.000 KM Gittim
    6 Ülke Gördüm
    30 Şehir Gezdim
    20.000 Fotoğraf Çektim
    80 Yazı Yazdım