İlk fotoğraf Ihlamur Deresi Köprüsü, ikinci fotoğraf ise Ihlamurdere Caddesi. Aralarında çok değil 80 sene var.
Dereler, üzerlerine yollar yapmakla yok olmuyor. Yalnızca gözden kayboluyorlar. Ama doğa, unuttuğumuz gerçekleri her fırsatta yeniden hatırlatıyor. Bazen bir taşkınla, bazen bir su baskınıyla, daha kötüsü bazen de bir depremle.
Ne var ki biz, doğanın sesini duymamakta, işaretlerini görmemekte ısrar ediyoruz. Hem sağır hem kör kesiliyoruz. Doğa yürüşleri ilgili okuduğum bir yazının şu bölüm hoşuma gitmişti.
“Doğa sizin kim olduğunuzu umursamıyor veya ne kadar genç ya da ne kadar yaşlı olduğunuzu. Kendinin ne kadar önemli olduğunu düşünmen ve yapman gerekenler de doğanın umrunda değil. Vahşi doğada son derece adil olan bir şeyler var ve biraz da eşitlik; her şey olduğu gibi.”
Büyük büyük şehirler yapmak da hükmedeğimiz doğanın umrunda değil. Doğa intikam almıyor; sadece kendisine ait olanı hatırlatıyor. Asıl mesele, bizim bu uyarıları ne zaman ciddiye alacağımız.
İstanbul'un merdivenleri pek de üzerinde durmadığımız gerçeklerinden biri. İstanbul, özellikle tarihi yarımada, Galata ve Haliç…
İnsanlar parayı almadan önce mi ahlaklıdır, yoksa para henüz ellerine geçmediği için mi? Ya da…
Metroda kitap okumayı seviyorum. Bu yüzden bazen özellikle arabayı evde bırakıp metroya biniyorum. Dün akşam…
Bu dünyada görmek istediğin değişiklik ol Hindistan'ın kuruluşunun zeminini hazırlayan Mahatma Gandhi'nin barış yanlısı yaşamı…
Hep çok seyahat eden adamların arasına giriyordum, çünkü biliyordum ki aradıklarımı görecek ve hatırlayacak olan…
Rosa Adası Rose Adası Cumhuriyeti, 1968 yılında İtalyan mühendis Giorgio Rosa'nın Adriyatik Denizi'nde kendi inşa…