• Anasayfa
  • Fatih YILDIZ İletişim
  • Harita
Yoldaki İzler
  • Anasayfa
  • Gezi Rotaları
    • İstanbul
    • Marmara
      • Tekirdağ
      • Kırklareli
      • Edirne
      • Çanakkale
      • Balıkesir
      • Bursa
      • Yalova
      • Kocaeli
    • Ege
      • Aydın
      • Denizli
      • İzmir
      • Muğla
    • Karadeniz
      • Düzce
    • Akdeniz
    • İç Anadolu
      • Ankara
      • Kayseri
    • Güney Doğu Anadolu
    • Doğu Anadolu
      • Kars
    • Avrupa
      • Fransa
      • Monako
    • Asya
      • Katar
  • Doğa Sporları
    • Dağcılık
    • Trekking
    • Kampçılık
  • Kültür-Sanat
    • Kitap
    • Tiyatro
    • Sinema
    • Müze
    • Sergi
    • Belgesel
    • Deneme
    • Fotoğrafçılık
    • Çiçekçilik
Yoldaki İzler
  • Anasayfa
  • Gezi Rotaları
    • İstanbul
    • Marmara
      • Tekirdağ
      • Kırklareli
      • Edirne
      • Çanakkale
      • Balıkesir
      • Bursa
      • Yalova
      • Kocaeli
    • Ege
      • Aydın
      • Denizli
      • İzmir
      • Muğla
    • Karadeniz
      • Düzce
    • Akdeniz
    • İç Anadolu
      • Ankara
      • Kayseri
    • Güney Doğu Anadolu
    • Doğu Anadolu
      • Kars
    • Avrupa
      • Fransa
      • Monako
    • Asya
      • Katar
  • Doğa Sporları
    • Dağcılık
    • Trekking
    • Kampçılık
  • Kültür-Sanat
    • Kitap
    • Tiyatro
    • Sinema
    • Müze
    • Sergi
    • Belgesel
    • Deneme
    • Fotoğrafçılık
    • Çiçekçilik
Eylül 28, 2015Mayıs 25, 2020

Operada Hayal Kırıklığı : Başka Dünya

Opera Baska Dunya 700x464 - Operada Hayal Kırıklığı : Başka Dünya
Opera: Başka Dünya

Tiyatroya olan ilgimi bir adım öteye taşıyarak bir opera izlemeye karar verdim. Daha önce hiç gitmediğim için yapılan espriler haricinde bir fikrim de yoktu. Kadıköy’de Bahariye Caddesi’ndeki Süreyya Opera Binası’nda gösterimlerini yapan Kültür Bakanlığı’na bağlı İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nden Başka Dünya operasına bilet aldık. Hiç bir önyargımız olmadan sadece operayı tanımak için gittiğimiz için oyun hakkında hiç bir araştırma yapmamıştık. Ancak büyük bir hata ettiğimizi sonradan anladık. Oyunun sonunda büyük bir hayal kırıklığı bizi bekliyordu.

Genel itibari ile operadan büyük keyif aldım. Farklı bir lezzet kattı diyebilirim. Bir klasik müzik konseri ile tiyatro oyunundaki keyfi aynı anda alıyorsunuz. Orkestra sahnenin altına konumlandırılmış olması ve sadece şefin baş ve kollarını görüyor olmanız farklı bir hava katıyor. Derinlerden gelen bir müzik ziyafeti. Bunların deneyimlemek bile çok güzeldi.

Metal basamaklarla oluşturulan ve zindan havası verilmiş bir sahne tasarlanmış. Farklı renkle ışıklarla aydınlatılan camdan duvarları var. Böylece duvarın arkasında gölge efekleri uygulanabilmekte. Duvara projeksiyonla yansıtılan görüntülerle sahne zenginleştirilmiş.

Oyun zindana atılan Bilgin isimli karakterle açılıyor. Stalin tarzı pos bıyığı ve kıyafeti ile sosyalist olduğu aşikar. Sonra kalabalık bir polis ordusu ile Başkan giriyor sahneye. 1950’lerin Amarikan polislerine benzeyen kıyafetleri ile. Başkan karakteri ile günümüz siyasetine bir atıf kolaylıkla anlaşılıyor.

Sonra Leyla ile tanışıyoruz. Bilgin’in kızı. Başkan, Bilgin’i keşfettiği yeni gezegene götürmesi için Leyla ile tehdit ediyor. Gökyüzü çoktan maviliğini yitirip külrengi olmuş sözü operanın ana teması. Karamsar bir hava çiziliyor. Dünyada baskıcı bir yönetim hakim. Doğa katlelidilmiş. Daha çok kar uğruna insanlar mutsuz edilmiş. Bu hali ile distopya tanımlanmaya çalışılmış. Ütopya “güzel bir yer” iken distopya “kötü bir” yerdir.

Bilgin gizlice yeni gezegene gidiş yolunu kızına gösterir. Leyla bir yolunu bulup bu yeni gezegene gider. Yeni gezegenin karakteri ise şaşırtır izleyiciyi. Yunan mitolojisinde tanrıların tanrısı Zeus ve onun karısı evlilik tanrısı Hera karşımıza çıkar. Zeus’un farklı kılıklara girerek çapkınlık yaptığı hatta Herkül gibi yarın tanrı çocukların olduğu malum. Oyunda da Leyla’ya aşık olur ve tanrılığı bırakıp insan olmayı seçer. Leyla ile Zeus’un aşkı. Opera yeşilçam filmine döndü bir anda.

Buraya kadar masum bir şekilde devam eden oyun Başkan, Bilgin’i de alarak yeni gezegene gelmesi bir anda değişir. Solcu bir yazarın “Başkan” ile kimi kastettiği çok açık. Ancak Zeus’un dilinden dökülen kelimeler daha şaşırtıcı. Çok tanıdık bir ismin cümlelerini duyunca irkildim. Bu dakikadan sonra oyun benim için acabalar ile devam etti.

Başkan, insan Zeus’la mücadeleye girişir. Başkanın dilinden güncel basir siyaset malzemesi kelimeler dökülmeye başlayınca işin rengi belli olmaya başladı. Hele ki seyircilerin brovoları havada uçuşmaya başlayınca sığ düşünceli elit kesimin kendini tatmin ettiği basit bir oyunun içine düştüğümüzü anladık. Bu dakikadan sonra oyunu alkışlamayı bıraktım.

Başkan, İnsan Zeus’u öldürünce bir matem havası devam etti temsilde. Ancak bir müddet sonra beklenmedik bir şey oldu. Tanrı Zeus dirildi. Başkan kaçtı. Bildik cümlelerle Zeus yüceltildi. Başkan yerildi.

Bir sonraki sahnede Bilgin, günümüz dünyasında bir Profesör olarak karşımıza çıktı. Hera ise profesörün Karısı olarak. Tüm yaşananlar bir rüyadır aslında. Ancak mutlu sonla bitmez. Bir komser ve polis ordusu girer sahneye. Profesör tutuklanır. Bir baba olarak etkilendiğim sahne ise Leyla’nın küçüklüğü olarak çıkan küçük çocukla babasının vedası oldu. Oyun bittiğinde brovalar, alkışlar havalarda uçuştu yine. Biz ise yerimizde kaldık öylece. Kendini bir kaç sözle ile tatmin eden insan guruhunun sakinleşmesini bekledik.

Malumunuz oyunda baskıcı, diktatör olarak gösterilen Başkan karakteri ile bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kastedilmekte. İşin ironik tarafı ise bu operanın Kültür Bakanlığı’na bağlı bir kurum tarafında sahneye konması. Daha ilginci ise operanın bestecisi ve orkestra şefi Selman Ada’nın, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın da şefi ve aynı zamanda İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü olması.Öyle bir diktatör düşünün ki kendisine bağlı bir kurumda tarafında hakaret edilmesine izin versin.

Ancak operada beni rahatsız eden sadece bu olmadı. Yerlerden sürünen yaratıkların etrafında dolaştığı, yüceler yücesi olarak gösterilen, efsaneler ölmez denilerek tekrar diriltilen Tanrı Zeus’un ağzından Atatürk’e ait sözlerin sarf edilmesi sarstı beni. Atatürk’ün tanrısal bir figür olarak gösterilmeye çalışılması kabul edilemez. Cumhuriyet’in ilk dönem ünlü şairlerinden Kemalettin Kamu’ya ait “Çankaya yeter bize/Kabe Arabın olsun” dizesi geldi hemen aklıma. Halen bu düşüncede insanlar olduğu düşünmemiştim. Açıkçası 10 Kasım’da Atatürk’ün ölümsüz olduğunu ifade eden cümleler kullanılmasını, 1938 yerine 193∞ yazılmasını sadece fikirleri açısından söylendiği algılamıştım. Ancak bu operada fiili olarak bir tanrılaştırma çabasına girilmiş olduğu da görmek üzdü beni.

İlk opera denememin böyle kötü bir kurgu ile biten bir temsil olmasını istemezdim. Bu yüzden Türk operası ile başlamanın hata olduğunu düşünüyorum. Başka operalara tekrar gideceğim ki bu kötü izleri sileyim hatıralarımdan.

Başka Dünya Opera Bilgileri :

Besteci: Selman ADA
Libretto: Tarık GÜNERSEL
Orkestra şefi: Selman ADA / Zdravko LAZAROV
Sahneye koyan: Yekta KARA
Dekor: Ferhat KARAKAYA
Kostüm: Ayşegül ALEV

Zeus: Caner AKGÜN / Eralp KIYICI
Leyla: Evren EKŞİ / Gülbin GÜNAY
Başkan: Bülent KÜLEKÇİ / Emrah SÖZER
Hera: Aylin ATEŞ / Nesrin GÖNÜLDAĞ
Soytarı: Ahmet BAYKARA / Çağrı KÖKTEKİN
Bilgin: Kenan DAĞAŞAN / Gökhan ÜRBEN

Süreyya Opera Binası :

Süreyya Operası, Kadıköy Bahariye Caddesi üzerinde İstanbul milletvekillerinden Süreyya İlmen (Süreyya Paşa) tarafından yaptırılıp 1927 tarihinde tiyatro ve opera gösterimleri için yapılmış.Ancak 2005 yılına kadar sinema salonu (Süreyya Sineması) olarak hizmet vermiştir. 2007 yılında Kadıköy Belediyesi tarafından restore edilerek tekrar operaya dönüştürülmüştür.

Posted in Kültür-Sanat
Tagged Opera, Tiyatro
Leave a comment
Fatih Yıldız
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Plus
  • Pinterest

Post navigation

   Vize : Trakya’nın Efes’i
Marmara İlahiyat Camii : Geçmişten Geleceğe Bir Köprü   

You may also like

gandhi 387x203 - Gandhi'den Yaşam Dersleri

Gandhi’den Yaşam Dersleri

Continue Reading
Rosa Adasi Cumhuriyeti 387x203 - Rose Adası Cumhuriyeti

Rose Adası Cumhuriyeti

Continue Reading

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar

Fatih Yıldız

Follow Me

    / Free WordPress Plugins and WordPress Themes by Silicon Themes. Join us right now!

    Haber bülteni

    Yol Sözleri

    Nereye gittiğini bilen insana dünya yol verir.(Epiktetos) #yolsözleri

    En çok okunanlar

    Kars : Soğuk Diyarların Sıcak Şehri

    Ocak 20, 2019Ocak 30, 2019

    Tuzla Adaları : İstanbul’un Bilinmeyen Adaları

    Ocak 31, 2019Ocak 31, 2019

    Bodrum : Mavi ile Beyazın Kol Kola Gezdiği Şehir

    Aralık 11, 2018Aralık 11, 2018

    Bir Kuzey Macerası - Jack London

    Mart 14, 2022Mart 14, 2022

    Körfez’in İncisi Katar

    Aralık 11, 2018Mayıs 29, 2020
    Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık
    Haset Ağacı @muratsaglamm_ Haset Ağacı @muratsaglamm_
    Mevsimine küsmüş çiçek gibidir insan. Bir ker Mevsimine küsmüş çiçek gibidir insan. Bir kere soldu mu tekrar çiçek açası gelmiyor. @yasin.midyat
    Sahip olmak istediğin şey; Ulaşamayacağın ka Sahip olmak istediğin şey; 
Ulaşamayacağın kadar uzaksa hayal, 
Ulaşma ihtimali oluştuğu anda umut, 
Ulaştığında vuslat, 
Üstünden biraz zaman geçince anı, 
Senden başkasına kaldığında hatıra, 
Uzunca bir zaman sonra da yalan olur!
#yoldakiizler_ses
    Yalnızlığın tarifi : İhtiyaç duyduğunuz o çok özel yakınlığın kaybı @kemalsayar_official
    Mutsuz uyanmanıza sebep veren hiçbir şey ile sa Mutsuz uyanmanıza sebep veren hiçbir şey ile savaşmayın
    Load More... Instagramda Takip Et

    100.000 KM Gittim
    6 Ülke Gördüm
    30 Şehir Gezdim
    20.000 Fotoğraf Çektim
    80 Yazı Yazdım