Üsküdar Bağlarbaşı’nda Nakkaştepe’ye doğru giderken sağ tarafta yüksek duvarların arkasında bir köşk dikkati çeker. Son dönem Osmanlı mimarisi ile inşa edilmiş köşkün ihtişamlı bir de kapısı vardır. Ancak bu kapı hep kapalıdır. Yıllar yılı kapıdan bakıp geçer giderdim. Ta ki Abdülmecid Efendi Köşkü artık her sene yapılan bir sergi için kapılarını açana kadar.
Yazı İçerikleri
Her sene İstanbul Bienali ile eş zamanlı olarak açılan bu sergide Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç’un özel koleksiyonundan eserler sanatseverlerle buluşmaktadır.
Bu sene “İçimdeki Çocuk” teması ile açılan sergi, 10 Kasım 2019’a kadar Pazartesi hariç haftanın her günü 11.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Abdülmecid Efendi Köşkü’ne giriş ücretsizdir. Köşk sadece sergi süresince ziyaret edilebilmektedir. Köşkün içiyle birlikte geniş bahçesinde de eserler sergilenmektedir.
Abdülmecid Efendi, Sultan Abdülaziz’in şehzadesi ve Osmanlı’nın son veliahdıdır. Osmanlı yıkıldıktan sonra TBMM tarafında 1922 yılında Halife ilane edilir. Ancak 1924 yılında halifelik kaldırıldıktan sonra tüm Osmanlı ailesi ile birlikte yurtdışına sürgüne gönderilir.
Mısır Hidivi İbrahim Paşa tarafından 1880-1895 tarihleri arasında yaptırılan av köşkü, Sultan II.Abdülhamid tarafında satın alınarak Şehzade Abdülmecid Efendi’ye hediye edilir. Sanata düşkünlüğü ile bilinen Abdülmecid Efendi, köşkü yazlık konut olarak kullanır. Döneminin sanat, edebiyat ve siyaset dünyasının hatrı sayılır kişileri bu köşkte ağırlanır.
Köşk, Mimar Vallaury tarafından inşa edildiği tahmin edilmektedir. Her detayı çok ince bir zevkle tasarlanmış. Özellikle yer karoları ve duvar çinileri büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. Tavan tezyinatları da restorasyonlarda değişiklik gösterse de hala göz alıcıdır.
Köşkün ilk yapılduğı dönemde Selamlık binası ile birlikte harem binaları ve diğer müştemilât yapıları bulunmaktaymış. Ancak günümüze sadece Selâmlık Binası ulaşmış.
1924 yılında halifeliğin kaldırılması ile birlikte Abdülmecid Efendi’ye ait köşk İstanbul Deftarlığına devredilir. Uzun yıllar atıl bir şekilde bekletilen köşk 80’li yıllarda Yapı Kredi Bankası’nın kurucusu Kazım Taşkent tarafında satın alınarak restore ettirilir. YKB’nin Koç Grubuna devri ile birlikte sergilerde kullanılmaya başlanmıştır.
Murakami’nin bir kitabını okurken Japonlara ait hoşuma giden yeni bir atasözü öğrendim: “Deru kugi wa…
İstanbul'da konsolosluk binalarının yerleşim planına baktığımızda, şehrin tarihsel geçmişinin izlerini görüyoruz. Konsoloslukların önemli bir bölümü…
İstanbul’da her gün önünden geçtiğimizi sandığımız sokaklarda bile keşfedilmeyi bekleyen hikayeler var. Eski Posta Han,…
Bazen bir kitap, hayatınızda yeni bir alışkanlığın başlangıcı olur. Charles Duhigg'in Alışkanlıkların Gücü kitabı benim…
Bu narin kaktüs çiçeğinin güzelliğine aldanmayın, koklamaya dayanamazsınız! 🌵 Bakmaya doyamadığınız bu güzel çiçeği koklamaya…
İlk fotoğraf Ihlamur Deresi Köprüsü, ikinci fotoğraf ise Ihlamurdere Caddesi. Aralarında çok değil 80 sene…
View Comments
Sosyal medyada sıkça resimlerini görüyordum. Girişlerin ücretsiz olduğu sevindirdi bizi. Güzel bir rehber oldu teşekkür ediyorum :)