İnsanlar parayı almadan önce mi ahlaklıdır, yoksa para henüz ellerine geçmediği için mi? Ya da başka bir soru: Adalet parayla satın alınabilir mi? Tiyatro sezonunu Friedrich Dürrenmatt’ın Bir Ziyaret oyunuyla açtım. Para, adalet ve intikam üçgeninde toplumsal ikiyüzlülüğü sorgulatan güçlü bir oyun izledim.
Gençliğinde sevgilisi tarafından terk edilen ve kasabasından ayrılmak zorunda kalan Claire, yıllar sonra çok zengin bir kadın olarak geri döner. Yoksullaşan kasaba halkına, eski sevgilisi Alfred Ill’i öldürmeleri karşılığında büyük bir servet teklif eder.
Yazı İçerikleri
Kasabalılar başlangıçta, “Adalet parayla satın alınamaz!” diyerek teklifi reddeder. Ancak Claire’in sağladığı kredilerle insanların davranışları yavaş yavaş değişmeye başlar. Önce kıyafetler, sonra yeme içme alışkanlıkları, ardından lüks tüketim arzusu…
Henüz para ellerine geçmeden, sanki çoktan zengin olmuş gibi yaşamaya başlarlar. Ahlaki çöküş ise adım adım ilerler.
Sonunda kasabalılar bir kararın eşiğine gelir: Toplumun refahı mı, yoksa bir insanın hayatı mı?
Bir Ziyaret oyununda bu karar oylamayla alınır. Üstelik izlediğim temsilde seyirciler de evet ve hayır oylarıyla bu sürece katıldı.
Peki, bir kararın çoğunluk tarafından alınması onu ahlaki kılar mı? Ekonomik çıkarlar, adalet anlayışımızı değiştirebilir mi?
Bir Ziyaret, izleyiciyi kendi değerleriyle yüzleşmeye davet eden, düşündürücü ve yer yer kara mizahıyla keyifli bir oyun.
Ben hayır oyu kullandım. Ancak evet oyu kullananlar da vardı. 🙂
Peki, siz o kasabada olsaydınız hangi oyu kullanırdınız?
İstanbul Şehir Tiyatroları
Yaş Sınırı: 16+
Süre: 02:45:00
Perde: 2
Gençliğinde sevgilisi Alfred tarafından terk edilip kasabadan kovulan Claire, yıllar sonra dünyanın en zengin kadını Bayan Zachanassian olarak geri döner. Yoksulluğa sürüklenen kasaba halkına servet vaat eder; fakat bunun tek bir bedeli vardır: İntikam. ‘Bir Ziyaret’, paranın gücü karşısında çöken ahlakı ve toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille gözler önüne seriyor.
Yazan: Friedrich DURRENMATT
Çeviren: Zahide GÖKBERK
Yöneten: Yıldırım Fikret URAĞ
Dramaturg: Dilek TEKİNTAŞ
Müzik: Burçin ELMAS ÇUBUKÇU, Şiringül KAYA
Dekor-Kostüm Tasarımı: Eylül GÜRCAN
Işık Tasarımı: Mustafa TÜRKOĞLU
Koreograf: İbrahim ULUTAŞ
Efekt Tasarımı: Serkan YAVŞAN
Video Tasarım: Serkan YAVŞAN
Korrepetitör: Burçak ÇÖLLÜ
Yardımcı Yönetmenler:Ayşegül İŞSEVER, Erkan AKKOYUNLU, Gökhan EĞİLMEZBAŞ, İbrahim ULUTAŞ, Müge ÇİÇEK, Şehnaz BÖLEN TAFTALI
Yönetmen Yardımcıları: Gülsüm ALKAN, Mehtap GÜNDOĞDU AKBULUT, Ceylan ÇETE, Ozan Akif SERMAN
Suflöz: Zeynep KÖYLÜ
İlk fotoğraf Ihlamur Deresi Köprüsü, ikinci fotoğraf ise Ihlamurdere Caddesi. Aralarında çok değil 80 sene…
İstanbul'un merdivenleri pek de üzerinde durmadığımız gerçeklerinden biri. İstanbul, özellikle tarihi yarımada, Galata ve Haliç…
Metroda kitap okumayı seviyorum. Bu yüzden bazen özellikle arabayı evde bırakıp metroya biniyorum. Dün akşam…
Bu dünyada görmek istediğin değişiklik ol Hindistan'ın kuruluşunun zeminini hazırlayan Mahatma Gandhi'nin barış yanlısı yaşamı…
Hep çok seyahat eden adamların arasına giriyordum, çünkü biliyordum ki aradıklarımı görecek ve hatırlayacak olan…
Rosa Adası Rose Adası Cumhuriyeti, 1968 yılında İtalyan mühendis Giorgio Rosa'nın Adriyatik Denizi'nde kendi inşa…