Metroda kitap okumayı seviyorum. Bu yüzden bazen özellikle arabayı evde bırakıp metroya biniyorum.
Dün akşam da kitap okurken yanıma 10-12 yaşlarında bir çocuk oturdu. Önce sağa sola baktı. Sonra bir süre beni izledi. Birkaç dakika sonra çantasından kitabını çıkardı ve okumaya başladı.
Sanırım benden cesaret aldı. Açıkçası o an küçük bir mutluluk yaşadım.
4-5 durak sonra çocuk indi. Ardından yanıma genç bir kız oturdu. O da çantasından kitabını çıkarıp okumaya başladı.
Tahminimce metroda küçük bir çekim alanı oluşturdum 😉
İnsanın mutlu olması için her zaman büyük işler yapmasına gerek yok.
Bir kitap açarsınız. Bir çocuk görür.
O da kitabını açar okur. Hepsi bu.
Alışkanlıklar anlatılarak değil, görülerek bulaşır. Hem de sessizce…
Murakami’nin bir kitabını okurken Japonlara ait hoşuma giden yeni bir atasözü öğrendim: “Deru kugi wa…
İstanbul'da konsolosluk binalarının yerleşim planına baktığımızda, şehrin tarihsel geçmişinin izlerini görüyoruz. Konsoloslukların önemli bir bölümü…
İstanbul’da her gün önünden geçtiğimizi sandığımız sokaklarda bile keşfedilmeyi bekleyen hikayeler var. Eski Posta Han,…
Bazen bir kitap, hayatınızda yeni bir alışkanlığın başlangıcı olur. Charles Duhigg'in Alışkanlıkların Gücü kitabı benim…
Bu narin kaktüs çiçeğinin güzelliğine aldanmayın, koklamaya dayanamazsınız! 🌵 Bakmaya doyamadığınız bu güzel çiçeği koklamaya…
İlk fotoğraf Ihlamur Deresi Köprüsü, ikinci fotoğraf ise Ihlamurdere Caddesi. Aralarında çok değil 80 sene…