16 sene önce okuduğum Orhan Pamuk’un Kar romanı ile tanımıştım Kars’ı. Bu kitabın bende bir tohum bıraktığını anımsıyorum o zamanlar. Uzaklardaki şehirleri hayal etmeye başlamıştım. Bu tohumun yeşermesi için 8 yıl beklemesi gerekiyordu. Sonunda yollara düşmüş şehir şehir geziyordum. Tohum yeşermişti ancak boylanması ve kitabın trenle yolculuk kehanetinin gerçekleşmesi için bir 8 yıla daha ihtiyaç vardı.
Yaz aylarında kullanamadığım senelik iznimi yıl sonuna kadar kullanmam gerektiğinden hayatımın fırsatını yakalamıştım. Demiryolları’nın bilet sistemi EYBİS’i kontrol ettiğimde tam iznimin başlangıç zamanında Doğu Ekspresi’nin yataklı vagonunda bir kişilik boş yer vardı. O an inanılmaz bir heyecan sardı . İmkansız gibi görünen trenle yolculuk için Doğu Ekspresinde bilet bulmak benim için çok kolay olmuştu. Düşünmeden bileti alıp yolculuk planları yapmaya başladım.
İstanbul’dan hızlı tren ile yola çıkıp Ankara’dan Doğu Ekspresi ile Kars’a gidecek, yüzlerce istasyondan geçerken Anadolu’nun dağları, bozkırları, nehirleri, şehirleri, köyleri ayaklarımın ucundan akıp gidecekti.
Doğu Ekspres treninin kalkışı Ankara’dan 17 Aralık Pazartesi’ydi. Tam da Hz.Mevlana’nın ölüm yıl dönümüne yani Şeb-i Arus’a denk gelmişti. Yolculuğa bir gün önce çıkarak hızlı trenle Konya’ya gitmeye karar verdim. Bir gece konaklayıp Konya’dan Ankara’ya yine Hızlı Trenle geçecektim. Böylece bir hayalim daha gerçekleşmiş olacaktı. Konya’da Şeb-i Arus törenlerine katılma düşüncesi heyecanımı iki katına çıkarmıştı.
Haritada katedeceğim güzergahı gözden geçirdiğimde Kars’a kadar gidip neden başka bir şehri daha görmeyeyim diye düşündüm. Ve Erzurum’u da listeye ekledim. Giderecek planlarım heyecan katsayısı artan bir yolculuğa dönüşmüştü. Yollara düşüp izler toplayalı 8 yıl olmuştu. Daha önceki yolculuklarımda da bir çok ilki yaşamıştım. Ancak hiç bu kadar heyecanlanmamıştım.
Gezi planlamamı aşağıdaki programa göre yaptım.
Murakami’nin bir kitabını okurken Japonlara ait hoşuma giden yeni bir atasözü öğrendim: “Deru kugi wa…
İstanbul'da konsolosluk binalarının yerleşim planına baktığımızda, şehrin tarihsel geçmişinin izlerini görüyoruz. Konsoloslukların önemli bir bölümü…
İstanbul’da her gün önünden geçtiğimizi sandığımız sokaklarda bile keşfedilmeyi bekleyen hikayeler var. Eski Posta Han,…
Bazen bir kitap, hayatınızda yeni bir alışkanlığın başlangıcı olur. Charles Duhigg'in Alışkanlıkların Gücü kitabı benim…
Bu narin kaktüs çiçeğinin güzelliğine aldanmayın, koklamaya dayanamazsınız! 🌵 Bakmaya doyamadığınız bu güzel çiçeği koklamaya…
İlk fotoğraf Ihlamur Deresi Köprüsü, ikinci fotoğraf ise Ihlamurdere Caddesi. Aralarında çok değil 80 sene…