Yılın her mevsimi boğaz turu yapmaktan büyük zevk alıyorum. Önünden yüzlerce kez geçtiğim yalıları hayranlıkla izliyorum. Altından her geçtiğimde köprülerin ilk defa geçiyormuşum gibi heyecanlanıyorum. Boğazım sırtlarında yeşilliklerle doyuyorum gönlümü. Mavi sularıyla yıkıyorum ruhumu. Kar beyazı ile kaplandığında da mor renkli erguvanlarla süslendiğinde de bambaşka haz alıyorum. İşte Mayıs ayı rengarenk bir zaman boğaz için. İstanbul’la özdeşleşmiş çiçeği erguvanları ruha şifa gibidir.
Rumeli Hisarı’nda erguvanların arkasından seyretmiştim boğazı doya. “Rumeli Hisarı’nda Erguvanlar Arasında Boğaz Seyri” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz. Bu kez Boğaz’dan erguvanlı Rumeli Hisarına baktım uzun uzun. Keyfini çıkarta çıkarta. İstanbul’un yalancı havasına kanıp gömlekle çıkmama, Karadeniz’den gelen rüzgarı ciğerime kadar hissetmeme rağmen yaşadım İstanbul’u. Boğazın tam ortasında.
Fotoğrafların yanısıra 3 dk’lık bir film hazırladım. İyi seyirler.
İstanbul'da konsolosluk binalarının yerleşim planına baktığımızda, şehrin tarihsel geçmişinin izlerini görüyoruz. Konsoloslukların önemli bir bölümü…
İstanbul’da her gün önünden geçtiğimizi sandığımız sokaklarda bile keşfedilmeyi bekleyen hikayeler var. Eski Posta Han,…
Bazen bir kitap, hayatınızda yeni bir alışkanlığın başlangıcı olur. Charles Duhigg'in Alışkanlıkların Gücü kitabı benim…
Bu narin kaktüs çiçeğinin güzelliğine aldanmayın, koklamaya dayanamazsınız! 🌵 Bakmaya doyamadığınız bu güzel çiçeği koklamaya…
İlk fotoğraf Ihlamur Deresi Köprüsü, ikinci fotoğraf ise Ihlamurdere Caddesi. Aralarında çok değil 80 sene…
İstanbul'un merdivenleri pek de üzerinde durmadığımız gerçeklerinden biri. İstanbul, özellikle tarihi yarımada, Galata ve Haliç…