Yollara sevdamın en önemli sebebi fotoğraftır. Fotoğraf çekmediğim yolculuklardan keyif olamıyorum nedense. Aslında her şey 2010 yılında ilk DSLR makinemi almamla birlikte başladı. Ondan sonra ne yolları bıraktım ne fotoğrafı. Yıllar evvel filmli makineyle, daha sonra da düşük megapikselli ilk dijital makinelerle fotoğraf deneyimim olmuştu aslında. Uzun bir ara verdikten sonra tekrar kamera almak için niyetlendiğimde kendimi koskaca bir okyanus içinde buldum. Elektronik marketlerin raflarında bin bir türlü kamera çeşidi vardı. Hangi markayı almalıydım ? Hangi model işimi görüdü ? Ne kadar bütçe ayırmalıydım ? Bir sürü soru karşısında kararsız kaldım. Ben de uzman bir arkadaşımın tavsiyesi ile DSLR makine almaya karar verdim. O günden beri fotoğraflarımı beğenen ve kamera almak isteyen onlarca arkadaşım da benden tavsiye rica ettiler. Ben de elimden geldiği kadar tecrübelerimi paylaştım. Şimdi arkadaşlarıma verdiğim tavsiyeleri sizlere de aktarmak istiyorum.
Yazı İçerikleri
Öncelikle sormanız gereken soru bu. Fotoğraf çekmek bir sevda işi. Eğer fotoğraf çekerken sıkılıyorsanız boşuna uğraşmayın cep telefonu sizin yeterli. Akıllı telefon kameraları çok güzel özelliklere sahip artık. Günlük hayatta ikinci bir makine taşımanıza ihtiyaç duymanızı gerektirmiyorlar.
Aileniz, çocuklarınız hatıralarını saklamak için fotoğraf istiyorsanız küçük kompakt fotoğraf makinesi alabilirsiniz. Yok çıktığınız tatillerde, gezilerde daha kaliteli fotoğraf çekmek istiyorsanız DSRL yada aynasız modeller gerekecektir.
Eğer Kompakt, Yarı DSRL yada aynasız modeller sizi tatmin etmiyorsa, dijital fotoğrafçılığın tüm nimetlerinden faydalanmak istiyorsanız artık DSRL makine alma zamanınız gelmiştir.
DSRL kameraları ekipmanları ile birlikte yüksek ücretler gerektiren bir yatırım olarak görmek gerekiyor. Minumum 2000 TL ayırmanız gerekir. İlave lens ve diğer aparatlar hariç. Unutulmaması gereken bir konuda DSRL fotoğrafa başladıktan sonra uzmanlaştıkça yeni lenslere ihtiyaç duyacağız ve ilave harcamalar yapmanız gerekeceğidir.
Kameraların süper liginin belli başlı markaları vardır. DRSL makinelerde Canon, Nikon ve Sony ön plana çıkmakta. Aynasız ve kompakt modellerde ise bu markalara Samsung ve Panasonic’i ilave edebiliriz.
Artık internetten alışveriş yapmak hem çok daha güvenli hem de kolay. Örneğin alışveriş sitelerinde yüzlerce fotoğraf makinesini bir arada görebilirsiniz. Marka, bütçe aralığı ve belirlediğiniz özellikleri girerek almak istediğiniz makineye kolayca ulaşabilirsiniz.
Fotoğraf makinelerin olmazsa olmazı zoom kabiliyeti. Optik zoom olmasına dikkat etmeniz gerekiyor. Dijital zoom ekran üzerinde fotoğrafı büyütmekten öte bir anlam taşımaz. Optik zoom ise fotoğraf kalitesi düşmeden çekmek istediğiniz objeye yakınlaşabilme kabiliyetidir. Kompakt makinelerde “x” ile ifade edilen ölçülerle varken DSRL ve aynasızlarda “mm” ölçüsü vardır. Yaklaşık olarak 1 x zoom ölçüsü 18 mm’ye denk gelir. DSRL makinelerde kit lens olarak ifade edilen makine bodisi ile birlikte satılan lensler genellikle 105-135 mm arasındadır. Bu da büyük ölçüde zoom ihtiyacını karşılar. Eğer daha fazla uzağı fotoğraflamak istiyorsanı tele lens dediğimiz 200 mm, 300 mm gibi lensler almanız gerekmektedir .
Megapiksel fotoğraf üzerindeki 1 milyon tane renkli noktayı ifade etmekte. MP arttıkça daha büyük çözünürlükte fotoğraf elde edebilirsiniz. Ancak MP artıkça fotoğrafın kalitesinin artışı doğru orantılı değildir. Kamerada diğer etkenlerde devreye girecektir. MP ne kadar yüksekse baskı kaliteniz o kadar yüksek olur. O yüzden bilboard baskısı almayacaksanız 8-10 mp’den fazlasının bir önemi yoktur.
Fotoğraf temel manada ışığın bir yansımasıdır. Bu yüzden ışık ölçüsü azaldıkça fotoğraf kalitesi düşer. Akşam güneş battıktan sonra yada karanlık bir ortama girildiğinde fotoğraf çekmek zorlaşacaktır. DSRL kameraların ISO özelliği sayesinde bir miktar ışıksız ortamlarda da fotoğraf çekmeye izin vermektedir.
Murakami’nin bir kitabını okurken Japonlara ait hoşuma giden yeni bir atasözü öğrendim: “Deru kugi wa…
İstanbul'da konsolosluk binalarının yerleşim planına baktığımızda, şehrin tarihsel geçmişinin izlerini görüyoruz. Konsoloslukların önemli bir bölümü…
İstanbul’da her gün önünden geçtiğimizi sandığımız sokaklarda bile keşfedilmeyi bekleyen hikayeler var. Eski Posta Han,…
Bazen bir kitap, hayatınızda yeni bir alışkanlığın başlangıcı olur. Charles Duhigg'in Alışkanlıkların Gücü kitabı benim…
Bu narin kaktüs çiçeğinin güzelliğine aldanmayın, koklamaya dayanamazsınız! 🌵 Bakmaya doyamadığınız bu güzel çiçeği koklamaya…
İlk fotoğraf Ihlamur Deresi Köprüsü, ikinci fotoğraf ise Ihlamurdere Caddesi. Aralarında çok değil 80 sene…